“Lavinya; 'hayalimdeki muhteşem sevgili' demektir ve bir çiçek cinsidir,
ölüm çiçeği…
Ve aynı zamanda, Lavinia, Shakespeare’in, Titus Andronicus isimli eserinde,
Roma İmparatorluğu’nun baş komutanı olan Titus’un güzeller güzeli kızıdır. Tamora’nın iki oğlu tarafından tecavüze uğrar ve babası Titus tarafından öldürülür.”
Şiir ve Edebiyat matinelerinin aranılan isimlerindendir o döneminde.
Özdemir Asaf “R”leri telaffuz edememesine rağmen çok iyi bir diksiyon ile şiir okur. Şiir matinelerinde hep sona bıraktığı, en çok sevilen, en çok istenen şiiri ise daima “Lavinia”dır. Özdemir Asaf, üniversitede öğrenciyken bu şiiri platonik aşkına yazar. Ardından açılan bir yarışmaya gönderir ve kazanır.
Bir rivayete göre kazandığı yarışmada şiiri okurken kız da salondadır ama
Asaf şiiri okurken salonu terk eder.
Kalbi kırılan şairimiz, kıza duygularını asla açmaz.
"Beni kendine nasıl aşık ettin?"
"Biliyorum." dedi Martin gülerek. "Sadece seni severek tabii; çünkü senin gibi yaşayan, nefes alan bir kadın şöyle dursun, bir taşın kalbini eritecek kadar çok sevdim seni."
...onu artık kendinden silmek zorundaydı. Vardığından böylesine beslendiğini anladığın anda o şeyi silmek zorunda olmak nasıl da yıkıcıydı. Savaşlar görmüştü insanların birbirlerini öldürdüğü ama en büyük acımasızlık galiba birini unutmak zorunda olmaktı. Ondan kalbini kurtarmak için kalbine bulaşmış olduğu kısmı kesip atmak, gerekirse kalpsizleşmek lazımdı.