Momo bir savaşın önünde durduğunu, hatta onun tam içinde bulunduğunu sezinliyordu. Fakat bu savaşın nedenini, niçinini ve kime karşı olduğunu bilemiyordu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Milyarlarca yıl önce başlayan ve izlerinin milyarda birine ancak aşina olduğumuz son derece karmaşık ve muhteşem bir yaratılış sürecinin "amacını" tarihsel bir bakışla anlayabileceğini düşünmek, insanın en kadim yanılgılarından biridir.
“ (İslam dünyasında) bazen şaşırtıcı bir şekilde, bizim zamanımızda ve bizim tarafımızdan ortaya çıkarılmış olmasıyla övündüğümüz fikirlerle karşılaşıyoruz. Nitekim bizim modern evrim ve gelişim doktrinlerimiz, onların (Müslümanların) okullarında öğretiliyordu. Aslına bakarsanız onlar (Müslümanlar), bu görüşü bizden daha ileri taşıyıp inorganik ve mineral şeylere kadar genişletmişlerdir. Simyanın temel prensibi de madenî cisimlerin doğal gelişim (değişim) sürecidir..."
John William Draper - Muhammedî evrim görüşü
Evrim Kuramı'nı savunan bilimciler de aynen suçladıkları "yaratılışçılar" gibi ciddi bazı "fizikötesi" kabullere yaslanmak durumundadırlar. Özellikle cansız maddenin "can" özelliğini kazanması konusu bilimsel olarak halen tamamıyla muammadır. Ortada birçok senaryo var olmasına vardır fakat tamamen bilimsel verilere dayanan bir mekanizma halen önerilebilmiş değildir (henüz tamamen yapay olarak canlı bir hücrenin üretilemiyor olması da bundandır). Nesnel bir gözle bakınca bilmediklerimizin bildiklerimizden çok daha fazla olduğu, kimsenin itiraz edemeyeceği bir gerçektir.