Muharrem EROL

Muharrem EROL
@MuharremErol
Elimde olmayan bir takım sebeplerle benim için ayrılmış olan bu yüzyıla gözlerini açmış, hiç bir canlıya zararı dokunmadan geçip gitmeyi ilke edinmiş, bir garip homo sapiens sapiens.
Beşinci Mektup Ayrılık diye bir şey yok. Bu bizim yalanımız. Sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var. Şimdi neredesin? Ne yapıyorsun? Güneş çoktan doğdu. Uyanmış olmalısın. Saçlarını tararken beni hatırladın, değil mi? Öyleyse ayrılmadık. Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz. Zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum. Önce beklemekten. Ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan. İkisi de kötü, ikisi de hazin tarafı yaşantımızın. Bir çocuğun önce doğmasını bekliyorlar, Sonra yürümesini, konuşmasını, büyümesini... Zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasını, Kanunlara saygı göstermesini, İnsanları sevmesini, aldanmasını, aldatmasını bekliyorlar. Ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun. Ya o? Ya o? İnsanlardan dostluk bekliyor, sevgilisinden sadakat, Çocuklarından saygı ve bir parça huzur bekliyor, Saadet bekliyor yaşamaktan. Zaman ilerliyor, bir gün o da ölümü bekliyor artık.
Reklam
Yalnızım. İnsanların çoğu evlerine girdiler. Biten bir pazarın ağızlarında bıraktığı tatla, daha şimdiden bir sonraki pazarı düşünüyorlar. Benim içinse ne pazar var, ne de pazartesi. Karanlıklar içinde birbirini iteleyen günler ve birde bunun gibi şimşekler var. Değişen hiçbir şey yok, ama yine de her şey başka biçimde varolup gidiyor. Anlatamam. Yazamam. Bulantıya benziyor. Ama aynı zaman onun tam tersi.
Edebiyat
Sana bir şiirler olmuş sevgilim. Yüzün-gözün söz içinde... Hangi imla kitabına baksam, "ben" den ayrı yazılıyorsun...
Şiir
Evleneceksin demek? Herhal çocuğu sevdin! İnşallah mesut olursun canım.
Seni bir annenin tek çocuğunu sevmesi gibi seviyorum.
Sayfa 135 - Erasmus Yayınları·Kitabı okudu