Aşkla besleyip bir palavra büyüttün sırtının üstünde
Birinin kaybettiği değildi bulduğun
Onu tanıyamaz oldun
Herkesi haklı yaptın
Haksızlığın o kadar büyüktü
Ben sadece var olmak istedim; ne yüksek sesle ne de sessizce. Bir kadının varlığı, kendi kendine yetmezmiş bu dünyada. Onu kanıtlamak gerekirmiş; dilekçelerle, sabırla, susarak, çoğu zaman ağlayarak belki.
Rüya Duvarları
Doğu’da kızlar, kadın doğar. Ecellerinden önce ölürler. İlk yemeği anasının memesinden gelen ve yediği çanağa tükürmekte sakınca görmeyen erkek, o kadar çok kadın gömer ki toprak bile artık dişidir. Bu yüzden Toprak Ana diye bilinir. Perilerin şanı buradan gelir. Diri diri gömüle gömüle toprağı bile kadın yapmışlardır. Bu yüzden verimsiz ve çoraktır. Buna da, kadının intikamı denir.
Çok berrak suda bile balık yaşamaz, bilmiyor musun? Kendini yalnızlığa sürükleme diyorum. Sendeleyerek yaşamak için bile korkunç yalnızlık dolu bir dünyadayız zaten.
Sevgilinin Soğuk Elleri
Ama biliyorsunuz, öyle şeyler var ki yaşamda,
İstesek de bağışlanamaz onlar…
Ölüm bir tek bana yazılmış bu öyküde
ve aşktan olacak ölümüm seni sevmekle, çünkü seviyorum seni, aşkım, kanla, ateşle.
Yüz Aşk Sonesi
Ey aşk sen
Artık bazı şarkılar kadar yaralısın.
Grapon Kâğıtları
Sevgi, çünkü, kişinin bütün yönelimlerini tek bir yere çevirir; bütün etkinliklerine tek bir yön verir : sevdiğine - sevdiği de, bunu, bilir...