“Ağaç yaşken eğilir” atasözü nasıl ki gençlere odun demek istemiyorsa “Kızını dövmeyen dizini döver” atasözü de esas itibariyle dayaktan bahsetmez. TDK’nin atasözleri sözlüğüne göre de eğitimden bahseden bir atasözüdür bu. Kendi ideolojik fikirlerini savunmak için “Bayan,kız” gibi sözcükleri düşman belleyenler bunu kesinlikle reddedeceklerdir.
Tarih boyunca farklılıklarından(dikkat, eksiklik değil farklılık) ve yaşam koşullarından dolayı arka planda kalan kadınların eğitimi özellikle Tanzimat döneminde şiddetle tavsiye edilmiştir.Dönemin edebi ürünlerine bakılırsa kadının ailesi olmazsa eşi tarafından eğitilmesi sıkça işlenen bir konu olmuştur.Dikkat edilirse genel bir eğitimden söz etmezler.Çünkü dönemleri itibariyle bunu hayal etmekte bile zorlanırlar. Mustafa Kemal Atatürk sayesinde şimdi bu durum fersah fersah geçilmiş kadınlar sosyal hayatın her yerindeki haklarını almışlardır.
Kadınların daha duygusal ,zorluklar karşısında daha narin olmaları onların eksikliği değil aksine fazlalıklarıdır. Ancak istismara uğramamaları için iyi eğitilmeleri gerekir.Tabii erkekleri daha iyi eğitsek buna gerek kalmaz. Ancak hiçbir aile bunun olabileceğine inanmadığı için kızlarına ayrı bir özen gösterirler, göstermelidirler.Kızını dövmeyen dizini döver” atasözünü bu bağlamda değerlendirmemiz gerekiyor.Demogoji yapmadığımı anlatmak için bu ön açıklamayı yapmak zorunluydu.
Esere geçecek olursak eşsiz bir gözlem gücüne sahip Balzac Goriot Baba ve kızlarının hayat hikayelerinden hareketle Paris yaşamının zayıflıklarını, ihtiraslarını, çıkarcılığını ortaya çıkarıyor.18.yy’da da modanın, sanatın, gece yaşamının başkenti olan Paris’in panoraması eşliğinde annelerini kaybeden kızlarının her istediğini yapan Goriot Baba, onların ve onlardan dolayı da kendi hayatının yıkımına sebep olacaktır: