Aşık Ozan

Aşık Ozan
@Mukann
Çevrim içi notlar...

Aşık Ozan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·254 syf.··
2020 13. kitabı
François Rabelais
7.3/10 · 1.435 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kızını Dövmeyen Dizini Döver
Puan vermedi·288 syf.··
2020 12. kitabı
“Ağaç yaşken eğilir” atasözü nasıl ki gençlere odun demek istemiyorsa “Kızını dövmeyen dizini döver” atasözü de esas itibariyle dayaktan bahsetmez. TDK’nin atasözleri sözlüğüne göre de eğitimden bahseden bir atasözüdür bu. Kendi ideolojik fikirlerini savunmak için “Bayan,kız” gibi sözcükleri düşman belleyenler bunu kesinlikle reddedeceklerdir. Tarih boyunca farklılıklarından(dikkat, eksiklik değil farklılık) ve yaşam koşullarından dolayı arka planda kalan kadınların eğitimi özellikle Tanzimat döneminde şiddetle tavsiye edilmiştir.Dönemin edebi ürünlerine bakılırsa kadının ailesi olmazsa eşi tarafından eğitilmesi sıkça işlenen bir konu olmuştur.Dikkat edilirse genel bir eğitimden söz etmezler.Çünkü dönemleri itibariyle bunu hayal etmekte bile zorlanırlar. Mustafa Kemal Atatürk sayesinde şimdi bu durum fersah fersah geçilmiş kadınlar sosyal hayatın her yerindeki haklarını almışlardır. Kadınların daha duygusal ,zorluklar karşısında daha narin olmaları onların eksikliği değil aksine fazlalıklarıdır. Ancak istismara uğramamaları için iyi eğitilmeleri gerekir.Tabii erkekleri daha iyi eğitsek buna gerek kalmaz. Ancak hiçbir aile bunun olabileceğine inanmadığı için kızlarına ayrı bir özen gösterirler, göstermelidirler.Kızını dövmeyen dizini döver” atasözünü bu bağlamda değerlendirmemiz gerekiyor.Demogoji yapmadığımı anlatmak için bu ön açıklamayı yapmak zorunluydu. Esere geçecek olursak eşsiz bir gözlem gücüne sahip Balzac Goriot Baba ve kızlarının hayat hikayelerinden hareketle Paris yaşamının zayıflıklarını, ihtiraslarını, çıkarcılığını ortaya çıkarıyor.18.yy’da da modanın, sanatın, gece yaşamının başkenti olan Paris’in panoraması eşliğinde annelerini kaybeden kızlarının her istediğini yapan Goriot Baba, onların ve onlardan dolayı da kendi hayatının yıkımına sebep olacaktır:
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · İş Bankası Kültür Yayınları · 202118,6bin okunma
Bin Ünvan Bir Ölüm
10/10
·595 syf.··
2020 11. kitabı
Marie Antoinette çağdaşı Mozart’ı bizzat dinlemiş.Mozart’ın çok hoşuma giden 40. Senfonisini dinlerken Sezen Aksu’nun “Kaybolan Yıllar” şarkısında bu klasik eserden “sample” edilmiş bir bölüm olduğunu fark ettim.Sanki Sezen Aksu değil de Marie Antoinette söylüyor gibi hissettim: “Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler!”Örnek bir yaşam öyküsüdür Marie Antoinette, tarihten ders almak için. Zweig yüksek karakterde olan bir kişinin karakterinin onu zorladığı bir mücadele içinde olmasının doğal olduğunu, aslında acı da çekse yazgısında kendi payınında olduğunu ama vasat karakterdeki insanın çileyi aramayacağını çileye yönlendirileceğini, bu yüzden de bu vasat karakterlerin acılarının daha doğal olduğınu söyleyerek başlıyor eserine.Çünkü ona göre Marie Antoınette vasat bir karaktere sahiptir ama yaşadığı zamanın ve çevrenin onu üstün karakterlere özgü bir mücadele içine çektiğini ve bu yüzden anlaşılamadığını savunur. Marie Antoinette de böylesine bir vasat karakter.Saraylarda yaşamış başka bir hayat görmeyen hiç kimse ondan farklı yaşamamıştır aslında.Ama kendi çocuklarını yiyen, dönemi yaşayıp da Zweig’ın ifadesiyle “ nasıl hayatta kaldıklarına şaşırılan” devrim dönemi onu suçlu bulup kendini savunmak için yaptığı her şeyi suç kabul edip idam edilmesine neden olmuştur.Çok basitçe şöyle düşünebiliriz: vergi borcun varken suçlusundur ama bir vergi affı yasası çıkar, artık hiçbir suçun yoktur. Zweig son derece güvenilir kaynaklarda, kendisinin olduğu kesin olan mektuplarından yararlanırken Freud tarzı bir psikolojik tahlille Antoinette’in objektif bir portresini çıkarmaya çalışıyor.”Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” sözü gibi bi çok safsatanın nasıl onun üzerine yapıştırıldığını güzelce kanıtlıyor. Öldürülürken onu desteklemeyenler devrim sonrasında kral tahta
Edebiyat
Marie AntoinetteStefan Zweig · Can Yayınları · 20171,210 okunma
Medeniyet ve Salgın
Puan vermedi·80 syf.··
2019 23. kitabı
Yüz binlerce yıldır insanlar yaşadıklarından öğrendiklerini gelecek nesillere aktararak günümüzdeki modern dünyanın kurulmasına önayak olmuştur.Bu gelişim sürecinin yazının bulunmasıyla daha da hızlanması yazının bir diğer deyişle kitabın değerini kanıtlamaktadır. İnsanlık tarihi bir gelişim tarihidir.Zaman zaman büyük savaşlarla, kıtlıklarla, salgın hastalıklarla kesintiye uğrasa da gelişim devam etmiş ve gelecekte de devam edecektir. Peki, tarihin bu geniş zaman çizelgesinde insan medeniyetinin herhangi bir sebeple sıfırlanmış olması ne kadar muhtemeldir? Bazı insanlar bunun gerçek olduğunu savunur. Söz gelimi Mısır Piramitlerini yapan Mısırlıların günümüz teknolojisinden bile daha fazlasına sahip olmuş olabileceğini iddia ederler. Aslında bu bana çok da olağan gelmiyor. Zira Mısır Piramitleri hakkında sorulması gereken doğru soru: “Bunu nasıl yaptılar?” değil, “ Bunu o dönemde nasıl yaptılar?” olmalıdır. Çünkü böylesine büyük de olsa günümüz teknolojisi ve insan zekası bunun benzerini yapabilecek kabiliyettedir. Peki bu medeniyet kökten yok olabilir mi? Kızıl Veba’da gördüğümüz üzere London’a göre milyarlarca insanın ölümüne sebep olan bir salgınla olabilir. Ancak tarihe baktığımızda Kara Veba gibi İspanyol gribi gibi yüz milyonlarca insanın ölümüne sebep olan olaylar bizi bu duruma düşürmemiş, sadece gelişim çizgimizi aşağıya çekmiştir. Bu noktada Kara Veba çok ilginçtir. Sağlık sistemi denen olgunun olmadığı bir dönemde vebanın nasıl kontrol altına alındığı şu an bile sır olarak kalmıştır. Akla en yatkın gelen açıklama virüs kendisini o kadar acımasız yapmış ve kısa süre içinde ölümlere sebep olmuştur ki artık yaşayabileceği yeni bir konağa geçmeye fırsatı olmamıştır. Günümüzde de büyük bir salgınla karşı karşıyayız.Çok daha ölümcül hale gelse de çok daha
Edebiyat
Kızıl VebaJack London · Zeplin Yayınları · 201847,8bin okunma