Mustafa Davşan

Mustafa Davşan
@MustafaDAVSAN
Fizik De omnibus dubitandum
Merak
Ülkemizdeki eğitimin beklentisi bu yöndedir: Yeni bir çare ya da buluş düşününce "icat çıkarma", duygulanıp yazınca "edebiyat yapma" (yeni dille "duyar kasma"), düşünüp sorgulayınca "felsefe yapma", çoğunluk vasata yanlışsınız deyince "hariçten gazel okuma", avam kalabalıkta özgüvenle yürüyünce "artistlik yapma", bir şeylerden rahatsız olup neden böyle diye sorunca "caz yapma" diye zihin akışına baraj koyar vasatın ödüllendirildiği kültür. Bu nedenle senelerdir her yıl milyonlarca öğrenciye müzik eğitiminde blok flüt çaldırılan ülkemizde, bir tane bile blok flüt koncertosu besteleyen çıkmamıştır. Merak geliştirmeye yönelik değil merak soldurmaya yönelik bir örgün eğitim tavrı nedeniyle merak ırmağının akışı daha kaynağında kurutulur.
Sayfa 65 - Ayrıntı yayınları 7. Basım
Alıntı
Reklam
"Artık hayattan beklediğim hiçbir şey yok." Buna nasıl bir yanıt verilebilir ki? Gerçekten ihtiyaç duyulan şey, yaşama yönelik tutumumuzdaki temel bir değişmeydi. Yaşamdan ne beklediğimizin gerçekten önemli olmadığını, asıl önemli olan şeyin yaşamın bizden ne beklediği olduğunu öğrenmemiz ve dahası umutsuz insanlara öğretmemiz gerekiyordu. Yaşamın anlamı hakkında sorular sormayı bırakmamız, bunun yerine kendimizi yaşam tarafından her gün, her saat sorgulanan birileri olarak düşünmemiz gerekirdi. Yanıtımızın konuşma ya da meditasyondan değil, doğru eylemden ve doğru yaşam biçiminden oluşması gerekiyordu. Nihai anlamda yaşam, sorunlara doğru çözümler bulmak ve her birey için, kesintisiz olarak koyduğu görevleri yerine getirme sorumluluğunu üstlenmek anlamına gelir
Sayfa 92 - 10. Basım çeviri : Selçuk BUDAK
Mizah duygusu geliştirme ve olayları mizahi bir ışık altında görme çabası, yaşama sanatında ustalaşırken öğrenilen bir hiledir. Ama her an her yerde acı bulunmasına karşın, bir toplama kampında bile yaşama sanatını uygulamak olasıdır. Bir benzetme yapacak olursak, bir insanın acı çekmesi, boş bir odadaki gazın davranışına benzer. Boş bir odaya belli bir miktarda gaz verildiği zaman, oda ne kadar büyük olursa olsun, gaz odanın tamamına yayılır. Ne kadar küçük ya da büyük olursa olsun, acı da insanın ruhuna ve bilincine tamamen yayılır. Dolayısıyla insanın çektiği acının "büyüklüğü” kesinlikle görecelidir
Sayfa 59 - 10. Basım çeviri : Selçuk BUDAK
Felsefe, Psikoloji, Edebiyat
Schwarzschild Yarıçapı (Kara-Delik)
Aslında her cisim yeterince sıkışırsa karadelik olabilir. Her türden kütle için bunun yaşanacağı bir kritik eşik yarıçapı var, buna Schwarzschild yarıçapı deniyor. Güneş için Schwarzschild yarıçapı 3 kilometreden biraz daha az, Dünya içinse 1 santimin biraz altında. İkisinde de eğer cismin bütün kütlesi Schwarzschild yarıçapına sığacak kadar sıkıştırılırsa cisim karadeliğe dönüşecektir.
Sayfa 37 - İş bankası 2. Basım
Bilim-Araştırma-Fizik
Yıldızların Parlaklık ve Periyodları
Leavitt'in yaptığı büyük keşif şuydu: Daha parlak Sefeidlerin periyodlarını tamamlaması, daha az ışık veren Sefeidlerden daha uzun sürüyor. Hatta Sefeidin periyod süresiyle yıldızın parlaklığı arasında kesin bir ilişki var. Mesela periyodu 5 gün olan bir yıldız, periyodunu 11 saatte tamamlayan bir yıldızdan 10 kat daha parlak. Sefeid: Parlaklığı periyodik olarak değişen...
Sayfa 7 - İş bankası 2. Basım
Bilim-Araştırma-Fizik
Reklam