Mustafa Y

Mustafa Y
@My123789
Tabiâten disiplin nedir bilmeyen ve bu nedenle askerî meziyetlerden yoksun olan Arap Bedevi’sini savaşa sürükleyebilmek için Muhammedin bulduğu çarelerden biri de, gânimet alınan esir kadınları paylaşmaktı. Böylece islam adına savaşa girenler, sadece Cennette ki hurilere kavuşma şevkiyle değil, Cennetten önce yeryüzü güzelliklerine sahip çıkabilmek hevesiyle canla başka dövüşmeyi göze alırdı.
Sayfa 121·Kitabı okudu
Siyaset
Bir gece habersiz bize gel Merdivenler gıcırdamasın Öyle yorgunum ki hiç sorma Sen halimden anlarsın Sabahlara kadar oturup konuşalım Kimse duymasın Mavi bir gökyüzümüz olsun Kanatlarımız dokunarak uçalım İnsanlardan buz gibi soğudum İşte yalnız sen varsın Öyle halsizim ki hiç sorma Anlarsın
Şiir
Yaşadın mı, yoksa yalnızca yaşadığını mı sandın? İçinizdeki ses: “ Bak, çevrende her şey nasıl gittikçe soğuyor…” demektedir. Umutsuzluk; yalnızlık içinde yıllar geçecek; sarsak ihtiyarlık bastonuna dayanarak karşınıza dikilecek. Her şey hüzüne, kedere bürünecek… Yaşadığınız o parlak dünya dönecek, hayaller, sarı yaprak gibi bir bir dökülecek…
Edebiyat & Roman
De Tocqueville’in bir baskı hükümeti için söyledikleri bütün totaliter rejimler için de doğrudur: “Baskı hükümetleri için en büyük tehlike, bir reform hareketine giriştikleri veya özgürlük eğilimleri göstermeye başladıkları zamandır.” Sağlam bir kolektif topluluğun, kitle hareketlerinden gelecek tehditlerden etkilenmeyeceği ve bunun aksine, çöküntü halindeki kolektif bir topluluğun ise kitle hareketlerinin doğuşu ve gelişmesi için en elverişli ortam olduğu varsayımının diğer bir örneği de, kolektif bir topluluk olarak tanıdığımız ordu ile kitle hareketleri arasındaki ilişkilerde bulunur.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Öyle ki, atalarımızı öldüren Arap komutanların adlarını çocuklarımıza veriyorduk. “ Dinimizin yayılmasıdır “ diye, çoğu zaman insan olarak bile değil, düpedüz “kâfir" olarak belletilen atalarımızın yenilgilerine sevinir hale getirilmiştik. İşgaller “fetih” , talan savaşları “gaza” , Arap’ın kendi doğrularını kılıç zoruyla dayatması da “ hidayete erdirmek “ olarak aktarılıyordu yabancılaştırılan bilinçlerimize. İşin daha ilginci de, bu bin yıllık illüzyonun sürdürülmesi , özellikle kendilerini “milliyetçi” , “maneviyatçı” diye tanımlayanlarca yapılıyordu.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Siyaset