Nuşin Esra Kaya

Puan vermedi·270 syf.··
2020 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2020 02:36
Sevgili Boethius yunan ve Helenistik dönem felsefe tarihini çok iyi bir şekilde öğrenmiş ve içselleştirmiş. Uğradığı haksızlık sonucu hiç bir yargılanma içerisine girmeden tutsak edilmiş. Bu adaletsizlik sonucu kafayı yememek uğruna felsefeden arkadaşlarımıza yaptığımızı toz pembe şeklindeki teselliyi yaptırmasını sağlamıştır. Bu kadar okumuş, aklı kullanmayı ön plana koymuş insanların bu şekilde düşünüyor olabilmesi beni şaşkınlığa uğratıyor. Onların düşüncelerinin bana çok saçma gelmesi onları yanlışlamaz aslında. onların bağlamında böyle düşünmek normaldi diyerek ılımlı bir yaklaşım sergileyelim. Ortaçağ felsefesinin genel karakteristik problematiğini ortaya koymaktadır kitap. Felsefe ve din ilişkisini bağdaştırma yani akıl ve Hristiyan düşüncesini uzlaştırmaya çalışır. Platon tekniğinde bir yazım şekli güdülmüş fakat edebi olarak şiirsel dil eklemlenmesi gerçekten hoş olmuştur. Platon'un yazımı dışında düşünceleri de oldukça hakim. İyi ideası ve her şeyin ondan pay alması her şeyin ona doğru yönelmesi düşüncesini tanrı ile özdeşleştirerek dine yedirmeye çalışılmış. Tabii yeni platonculukta Platinos' un BİR, bütün olmasına da göndermeler yaparak tanrıdan sözde gelmeyen kötülüğün aslında olmadığını göstermeye çalışır. Orta çağ ve klasik din felsefelerinin ana sorunlarından biridir tanrının iyiyse kötülük nereden geliyor mevzusu. Burada kötülüğü insanların iyiliğe giderken seçtikleri yolda kötü olan yolu seçmelerine vermiştir. Yani herkes iyi olana yönelir fakat bu iyiye giderken bazı insanlar iyi yolu seçerken bazıları güçsüz olduğu zayıf olduğu için kötülüğü seçer. En can alıcısı ve sinir olduğum noktası da adalet konusunda ki düşünceleri oldu. Yeryüzündeki adaleti sağlama durumunu kötüleyerek bunu diğer tarafa bırakmanın daha doğru olduğunu çünkü kötülere burada
Felsefenin TesellisiBoethius · Alfa Yayıncılık · 2022783 okunma
Hai isimli okura yanıt verildi
Nuşin Esra Kaya
Kitabı okumamın üzerinden epey vakit geçmesi sebebiyle argümanlarını tam olarak hatırlayamıyorum. Bu nedenle size şu argümanında bu çıkarımı yaptı, yanlıştı diyemiyorum. Fakat kendi yazdığım şeylere baktığımda sizinle çelişik düşecek bir şey göremedim. Kitabın kötü olduğunu söylemiyorum. Ortaçağın genel düşünce yapısı bana saçma geliyor.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·541 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2021 14:07
Ferhan Şensoy’un çocukluğundan 24 yaşının sonuna kadar anılarını paylaştığı “Kalemimin Sapını Gülle Donattım”, çok keyifli bir öz yaşam öyküsü sunuyor okuyucuya. Sınır tanımayan zekası ve cesareti ile bizi kendine hayran bırakıyor Ferhan Şensoy. Tiyatroya gönül vermiş, geleneksel Türk tiyatrosunu özgün yorumuyla yeni kuşaklara taşımış, üstatlardan Kavuğu devralmış bu usta kalem, o muhteşem kariyerinin tesadüf eseri olmadığını ispatlıyor bizlere. Ama hepsinden önemlisi, bir gencin, sadece hayallerinin peşinden gidecek cesareti olduğunda, önündeki tüm engelleri birer birer aşabileceğini de gösteriyor. Tam bir “Fırlama” Ferhan Şensoy. Çarşamba ve Ünye’de geçen çocukluğu sonrası, Çarşamba Belediye Başkanı olan babası tarafından İstanbul’da Galatasaray Lisesi’ne yatılı yazdırılıyor. Ama derslerle arası yok; edebiyatı seviyor, gerisini hiç iplemiyor. Gezmeyi, eğlenmeyi ve içmeyi seven bir çete ile, Hababam Sınıfı misali, eşi bulunmaz yaramazlık ve sevimlilikle geçiriyor yatılı okul hayatını. Çok iyi bir eğitim alıyor, ama tabii ki bu tembellikle sınavlarda çuvalladıkça dersler hep çift dikiş gidiyor. Lise ikide sınıfta kalınca okulu daha da uzatmamak adına naklini alıp Çarşamba Lisesi’nden güç bela mezun oluyor usta kalem. Ailesi ondan iyi bir meslek sahibi olmasını bekliyor ama onun gözü tiyatroda. Mimar Sinan’a kapağı atmayı hedefliyor, orada dekor, vs… falan okuyup oradan tiyatrolara sıçramak niyetinde. Sınavda beklediğinden iyi puan alınca herkesin hayali olan Mimarlık’a yerleşiyor, ancak dersler yine umrunda değil. Grup Oyuncuları çatısı altında birkaç rol alıyor; gül gibi okuluna gitmeyip tiyatroda oynadığını anlayan annesinin gözyaşları hiç dinmiyor. Bir kompozisyon yarışması var, kazananlar Strasbourg’da 2 haftalık bir toplantıya katılacaklar. Para vermeden
Kalemimin Sapını Gülle DonattımFerhan Şensoy · Ortaoyuncular Yayınları · 20071,143 okunma
Nuşin Esra Kaya
Kendisini sadece Ferhangi Şeyler orta oyununda izleme şansını yakaladım. Iki kere gittim bu oyuna. Ilkinde beni oldukça etkilemişti, bugün evden çıkasım yok telefona bakasım yok diye diye yurda dönmüştüm. ikinci defa hem izlemek hem de izlettirmek istemiştim ama maalesef oyun sırasında sözleri tekrarlamaya, karıştırmaya başlamıştı. Çok üzülmüştüm. Olanlara rağmen yine de sahnesi oldukça keyifliydi. Dediğiniz gibi keşke daha uzun yıllar sahnede kendisini görebilsek ve tiyatroyu daha içten sevebilmemize vesile olsa.. Incelemenizi okurken bunlar aklıma geldi, paylaşmak istedim :)