İnanç oluşturma düzeyinde rasyonel olmak oldukça güçtür. Çünkü temel inanclarimizin önemli bir kısmı, henüz kendi bilişsel süreçlerimizin çok farkında olmadığımız çocukluk döneminde oluşur. Ayrıca çoğu kez kendimizi iyi hissettirecek inançları- içeriği ne olursa olsun- diğer inançlara tercih etme egilimindeyizdir. O yüzden, inançları olusturma esnasında neye rasyonellik affettigimiz daha ziyade psikolojik, sosyolojik ve kültürel açıdan incelenebilir.
... Herhangi bir konuda önyargılı olmadan bilgi sahibi olmak söz konusu değildir. Önyargılar haklı çıkarıma direndiğinde, yani haksız çıktığında veya yeterince haklı çıkmadığında olduğu gibi korunmaya devam ederse bağnazlık ( sanrı) doğar. Bu da bilişsel değil, psikolojik bir durumdur. Kısacası önyargılar, önyargı olduklarını bildiğimiz sürece, öğrenme süreci için zararlı değil gereklidir. Bu yargılar değiştirme, yani haklı çıkmayan yargıdan vazgeçme cesaretini göstermeli, yeterince haklı çıkarıma dayanmayan yargıyı ısrarla savunma hatasından kaçınmalıyız.