Özel sektörün ekonomik faaliyetlerinin yoğunluğu gibi, devletin faaliyetleri de hızlandı. Yol yapımımda ve sınaî kalkınma programında çalışacak mühendislere ve uzman mimarlara ihtiyaç duyuluyordu. Bu sektörlerde çalışan kişilere, devlet memurlarına veya akademisyenlere kıyasla çok yüksek maaşlar veriliyordu. Örneğin, bir mühendis ayda 280-500 dolar kazanırken, 28 yıl deneyime sahip bir üniversite profesörü ayda yalnızca 80 dolar maaş alıyordu. Bunun doğal bir sonucu olarak mühendislik, ideal meslek olarak görülmeye başladı. Sosyal bilimler alanındaki akademisyenlere ise, hayatın gerçeklerini kavrayamayan kişiler gözüyle bakılıyordu. Meslekî eğitime verilen önem, temel uğraşı siyaset olan birçok aydını pratik alanlarda uzmanlaşmaya ve profesyonelleşmeye itti. Başta çeşitli meslek sahipleri olmak üzere aydınlar ile ekonomik çıkar grupları arasında yeni bir bağ kuruldu. Bu durum mühendis, doktor, iktisatçı, vb. sayısında büyük bir artışa neden oldu.