İnce Memed okumakta geç kaldığım okumaya başladığımda da elimden bırakamadığım sırf okumak için sabah 6 da aniden uyandığım bir kitap.
Kendisine yapılan haksızlıklara boyun eğmemiş gencecik bir insanın neler yapabileceğini nasıl mücadele edeceğini harika betimlemelerle sunan bir şaheser. Yaşar Kemal İnce Memed’i anlatırken adeta sizi Çukurova’da gezdiriyor sanki yıllardır orada yaşıyormuşsunuz hissi ile okuyorsunuz. Memed kendisine annesine yapılan haksızlığa baş kaldırırken birden köylünün halkın kahramanı oluyor. İnsanlar zulüm gördüklerinde bile aslında içten içe onu destekliyor ve Memedin köylüsünü kurtaracağına inanıyor. Bekledikleri gibi İnce Memed onları da Abdi Ağa denilen adamdan da kurtarıyor. Hala yok mu Abdi Ağalar? Bazen ekmek almak için girdiğimiz sırada bile görürüz. Özetle İnce Memed zulüm altında olan Çukurova halkı için direnişin simgesi olmuştur. Kitabın ikincisine geçmek için sabırsızlanıyorum.
Demek ki doğa kuralı değişmiyor: Kartal kartallarla uçuyor, karga kargayla. Bir dâhiyi ancak başka başka bir dâhi anlıyor. Su başlarını tutmuş orta zekalılar ise hepsiyle birden alay ediyor.