Nur dağ

Evde bir ölü var, farkında değil misiniz?
O ancak yaşamın içinde canlanırdı, yalnızlıkta çöküp gölgeye dönüşürdü.
Savrulup atılan, toprağın üzerinde kıvrılıp bükülen ve üzerine acıyarak basılan bir mum ışığı gibi seğirerek sönmek değil, büyük alevler çıkararak bir keyif yangınında sanki raslantıymış gibi son bulmak istiyordu. Uçuruma dans ederek düşmek istiyordu.
Hem çevresi hem içi kapkaranlık oldu. Yazgısını görmüştü.
Böylece son oyuncağını da kendi elleriyle kırmıştı.