Yasemin Yiğit

Yasemin Yiğit
@Nymerian
Hemşire
Lisans
Ordu
Bursa, 19 Ocak
15 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Baskıcı Bir Rejime Karşı Devrim Mücadelesi: Demir Ökçe
9/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2021 47. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2021 16:06
“Geleceğin resmini görmek istiyorsan, bir insan yüzüne basmış bir postal getir gözlerinin önüne, sonsuza dek.” – George Orwell Amerikalı yazar Jack London, 1876’da San Francisco’da doğdu. Gerçek ismi John Griffith Chaney olan yazarın hayat öyküsü oldukça trajik. Anne baba sevgisinden uzak kalan London, 14 yaşında okulu bırakarak maceralarla dolu bir hayata “yelken” açtı. Teknesiyle açıldığı denizlerde kaçak olarak istiridye topladı, Japonya’da fok avlayan çeşitli gemilerde tayfalık yaptı, altın aramak için Kanada’ya gitti, vahşi doğayla tanıştı, California Üniversitesi’ndeki eğitimini de yarıda bıraktı, çiftçilik ve savaş muhabirliği yaptı ve sosyalizmi savundu. 40 yıllık yaşamına sayısız iş ve anı sıkıştıran London, 1916’da hayata gözlerini yumdu. İntihar ettiği de söylentiler arasındadır. Kanada’ya gittiği yıllarda anılarını kaleme almaya başlayan London, okumaya tutkun biriydi. Kısa bir süre sonra yazarlığa olan yeteneğinin farkına vardı ve kısa öyküler yazmaya başladı. Kendisini tüm dünyada meşhur eden kitap ise “Vahşetin Çağrısı” oldu. Ardından gelen “Beyaz Diş“te de yine benzer bir tema çerçevesinde yazan London, kurtların doğasını zengin bir edebi üslupla anlattı. Bu eserleriyle satır aralarında insanın doğasını da resmetmeyi başardı. “Sınıf ve kast sistemi üzerine kurulmuş bütün düzenler, kendi çöküşlerinin tohumlarını da içlerinde taşır.” “Martin Eden” gibi bir başyapıta (incelemesi için bakınız: #143097882) imza atan London, öldüğünde arkasında daha birçok başarılı roman, öykü ve novella bıraktı. “Demir Ökçe” isimli bu romanında siyasi bir pencereden bakan yazar, bu kez sarsıcı bir distopya armağan etti dünya edebiyatına ve aradan yüz yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen eserin gücünü aynı şekilde koruduğunu söylemek mümkün. Günümüzde “Kara
Distopya
Demir ÖkçeJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202519,4bin okunma
Yasemin Yiğit
Çok güzel bir inceleme olmuş ağzınıza sağlık
Reklam
8/10
·175 syf.··
Beğendi
·
2018 7. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2018 21:58
Kitabın 113. incelemesini yapan bir okur olarak baştan ifade etmek isterim ki, kitabın içeriğine, yazıldığı döneme, yazarın içinde bulunduğu şartlara, teknik özelliklerine ve benzeri konuların detaylarına girmeyi pek düşünmüyorum. O nedenle, kitabı henüz okumayan okurların sitedeki birbirinden değerli incelemelere göz atmalarında fayda var... Ben kendi incelememde 1846 yılında yazılan bu romanı, yaklaşık 175 yıl sonra neden hala büyük bir hevesle okuyup etkilendiğimiz sorusuna dilim döndüğünce yanıt aramaya çalışacağım... Tabii kitabı Dostoyevski'nin yazmış olması dışında kalan nedenlerden bahsediyorum... Çünkü bu kitabı okumamızın arkasında yatan en büyük nedenlerden birinin bizzat kitabın yazarı olması su götürmez bir gerçek... --------------------- Yoksulluk sınırı diye bir kavram var hayatımızda... Bana çok enteresan gelir bu kavram... Nedir yoksulluk sınırı? Bu sınırı geçince ne olur? Nasıl bir dünya vardır bu sınırın ötesinde? Kim neye göre çizmiştir bu sınırı ve kimler bu sınırın başında nöbet bekler, kaçakları içeri sokmamak için? Bu sınır, Meksika Sınırı gibi birşey olsa gerek... Bin bir zorlukla o sınırı geçen insancıklar, özgür bir dünyaya adım attıklarını sanırlar. Oysa içlerinden pek çoğu, özgür ama yoksul oldukları topraklardan, köle ve yoksul olacakları topraklara adım attıklarını yıllar sonra fark ederler... Özgür ve zengin dünya vaadi, tavşanın önünde sürüklenen ipe bağlı bir havuç gibidir. Tavşan havucu gördüğü müddetçe onun peşinden koşmaya devam edecektir. Ta ki fiziksel ve ruhsal olarak tükeneceği noktaya varıncaya kadar... İşte yoksulluk sınırı da bu müstakil durumun kurumsallaşmış halidir... Yoksulluk sınırını geçtiğimiz anda aslında başka bir yoksulluk sınırının içine girdiğimizi sonradan hayat tecrübeleri ile öğreniriz. Bize bunu öğreten,
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202376,8bin okunma
Yasemin Yiğit
Muazzam bir inceleme. Elinize sağlık.
8/10
·600 syf.··
Beğendi
·
2020 48. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2020 23:08
Hiçbir zaman çok yüksek edebi bir bilgiye sahip olduğum düşüncesinde olmadım. Ama bir çok alanda kitap okudum. Uzun zamandır bir kitabı okurken daha çok okumalıyım hissiyatını özlemiştim. Özellikle kitabın ilk bölümünde bunu çok hissettim. Sonrasında belli bir durağanlaşma oldu, nasıl devam ediceğimi düşündüğüm de çok oldu. Bazı yerlerin gereksiz uzatıldığı doğrudur, ama bu kitapla olan derdinizi cidden çözemedim. Aşırı gömülmüş yorumlarda ve açıkçası bakılan, odaklanılan şeylerin görüldüğü taraftarıyım. Çünkü kitabı okurken kendi kendime "kitap anlatıldığı kadar saf cinsellik içermiyormuş" oldu. Biraz abartıldığı ve yanlış şeylere odaklanıldığını düşünüyorum. Bunların dışında insanın dikkatini çeken bir sürü cümle varken niye insanlar bunlara odaklanırlar ki? Kitap şu ana kadar ki kitaplığımda en çok post-it lediğim kitap sanırım. Yazarın açıklamalarından kaynaklı olarak sevdiğim biri olduğunu söyleyemem, ama indirimde almış kitaplıkta tuttuğum için bir şans vermek istedim ve kesinlikle doğru bir karar vermişim. Ama şunu da söylemeliyim ki herkesin okuyabileceği bir kitap değil. Hem cinsellik oluşu hem de içinde tanrısal yargıların oluşu. Açıkçası bu kadar tanrısallık algısı doğru değildi. Bu yüzden belirli bir fikir algısı oturmuş kişilerin okumasını doğru buluyorum ki farkları ayırt edebilip yanlışları görebilsin. Karakterlerin sorunluluğu bir yana Duru da ciddi bir salaklık vardı bunu söylemeden geçemeyeceğim, cidden içime dert oldu. Bu nasıl bir ego anlamıyorum anlayamıyacağım sanırım. Güzellik dışında çok bir şeyi olduğunu da düşünmüyorum, dans ediyor olabilir ama sırf başkalarının düşüncelerine göre yaşıyor kız resmen. Ya adam sana tecavüz etmeye kalkıyor, bunu farkındasın buna rağmen hala her şeyin cidden bir oyun olduğunu mu düşünüyorsun? Adam da cidden bir
FiAkilah Azra Kohen · Destek Yayınları · 201421,4bin okunma
Yasemin Yiğit
Önyargıyla yaklaşmışım bu kitaba. O yüzden de hiç okuma girişimim olmadı. Yazdıklarınızı okuduktan sonra bende bir merak uyandırdı. Teşekkür ediyorum incelemenizi bizimle paylaştığınız için.