Ama Süleyman bir yandan da, kendisine özgü, Doğulu bir biçimde de olsa bahsettiğimiz diğer krallar gibiydi, o da bir Rönesans çocuğuydu: Çok kültürlü bir hükümdardı, Türkçe ve Farsçayı anadili gibi konuşurdu, her iki dilde de yetenekli bir şairdi, bu dillerin yanı sıra akıcı bir Arapçası, iş görmesine yetecek kadar Yunancası ve Bulgarcası, biraz da Macarcası vardı. Usta bir kuyumcuydu, son derece cömert bir sanat hamisiydi…