Odysseia'nın sadece Kahraman Odysseus'un maceralarından birinde görülen ve kendisinin de söylediği gibi "unutulmuş" bir tanrıça olan Kirke'yi ve çevresinde dönen yunan mitolojisinin sayısız olayını muhteşem bir şekilde anlatmayı başarmış yazar.
Kitabı okurken Kirke'nin istemediği tanrıçalık ve ölümsüzlüğünü de kitap boyunca sık sık hissetterebilmiş zira her şey yaşanıp gitmesine rağmen biz de yine Kirke gibi Kirke ile baş başa kalıyor, yine kendimizi onun da tıkılıp kaldığı aiae adasının tanıdık atmosferinde buluyoruz.
Öbür yandan kitabın anlatım yönünün güçlülüğüne gelecek olursak Madeline Miller yine bizi Akhilleus'un Şarkısı'da olduğu gibi yanıltmıyor. Bu kitapta da en az ilk kitabı kadar başarıyı yakalamış olduğu kitabın aldığı sayısız ödülden ötürü anlamak çok da zor değil.
Özetle kesinlikle okunması ve okutulması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Tembelliğim yüzünden okumam 7 günümü alsa da elime aldığımda zar zor bırakabildiğim sayılı kitaplardan biriydi.
Hayatımda okuduğum en en en iğrenç kitaptı diyebilirim. Yani o çevirmene editöre sövmemek için kendimi zor tutuyorum. Bu nasıl çevirmenlik. Bu nasıl editörlük. Yemin ederim kitabın yarısına kadar konusunu bile anlayamadım. Tavsiye etmiyorum. Kitabı rezil etmişsiniz yayınevi olarak.
Merhaba arkadaşlar hepinize iyi akşamlar diliyorum. Size bir şey anlatacağım. Ben kendimi sözelde daha yetenekli buluyorum fakat benim okuduğum lisede sözel bölümü açılmadı. Eşit ağırlıktan devam ediyorum ve kitap okumaya büyük bir hevesim var. Fakat dersler, sınavlar ve matematik yüzünden kitap okumaya zamanım kalmıyor. Bu yüzden bazen derslere çalışmıyorum. Sizce benim ne yapmam lazım? Nasıl bir yol haritası izlemeliyim? Meslek seçmekte zorlanıyorum. Lütfen bana yardımcı olun. Tekrardan iyi akşamlar