Okurseven

Candide
8/10
·170 syf.··
Beğendi
·
2020 26. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2020 17:44
Candide Voltaire'in ele aldığı, yaşadığımız dünyanın mümkün olanların en iyisi olduğu görüşünü(Leibniz'e ait) hicveden, gereksiz uzatmalardan arınmış, kendine has bir dili olan ve olay örgüsü hızlı bir şekilde ilerleyen bir roman. "Candide" iyiyi, temizi, güzeli ifade eden bir sıfat aslında kelime olarak ve karakterimiz Candide'in doğup yaşadığı şatoda aldığı ya da maruz kaldığı eğitimle sahip olduğu kişilik özelliklerini yansıtıyor. Kitapta başlıca karakterler Candide, Pangloss, Cunegonde, Yaşlı Kadın ve Martin. Bunların dışında çok fazla karakter girip çıkıyor elbette kitaba ve her birinden yeni dersler çıkarıyor Candide. Bir de efsanevi El Dorado ülkesine de karakterimizi misafir etmiş Voltaire, ben de söylemeden geçmek istemiyorum. Leibniz'in görüşünün elestirilmesinin yanı sıra dinleri, din adamlarını ve savaşları da eleştiriyor Voltaire. Yeryüzünün birçok noktasını dolaşan Candide çeşitli acılar, kötülükler ve ikiyüzlülüklerle karşılaşarak sorgulamaya başlıyor. Din özellikle Musevilik ve Hristiyanlık belirgin bir biçimde yeriliyor kitapta, buna birkaç alıntı ile örnek vermek istiyorum. Sayfa 61 "...bir Papa kızı olduğumu hatırlayarak fakirlik ve utanç içinde yaşlandım. Yüz kez kendimi öldürmek istedim, ama hayatı seviyordum..." Sayfa 68 "...Los Padreslerin her şeyleri var ama halkın hiçbir şeyi yok; aklın ve adaletin şaheseri. Burada İspanya ve Portekiz krallarına savaş açan ama Avrupa'daki bu kralların günahlarını çıkartan; burada Ispanyolları öldürürken Madrid'de onları cennete gönderen Los Padresler kadar ilahi bir şey tanımıyorum... " Sayfa 90 "Nasıl olur! Öğreten, tartışan, hükmeden, entrika çeviren, onların görüşlerini paylaşmadıklarında insanları yakan rahipleriniz yok mu?" Son alıntı El Dorado ülkesinde geçiyor yani kayıp altın şehrinde. Burada
Edebiyat
CandideVoltaire · Alfa Yayıncılık · 20207bin okunma
Okurseven
Teşekkür ederim canım 🌿
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2020 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2020 15:38
Roman dönemi anlatan çok güzel bir paragraf ile başlıyor: Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı hem aptallık, hem inanç devriydi hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı hem de hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik yada tam öteki yana... Devamında ise şu cümleler geçiyor. - sözün kısası, şimdikine öylesine yakın bir dönemdi ki, kimi yaygaracı otoriteler bu dönemin, iyi ya da kötü fark etmez, sadece" daha" sözcüğü kullanılarak diğerleriyle karşılaştırılabileceğini iddia ederdi. Hikaye 1770'lerde geçerken roman 1859'da kaleme alınıyor ve "şimdikine öylesine yakın bir dönemdi" tabirini kullanıyor yazar. Peki devrimden yıllar sonra bile bu ayniyetlerin kaynağı ne? Yazar işte bu kaynağa götürüyor bizi ve onun bütün yüzlerini gösteriyor bize: insanın. Fransız İhtilali'ni içeren o dönemi bir belgesel tadında ancak bir grup insan üzerinden yaşatarak işleyen etkileyici bir dönem romanı İki Şehrin Hikayesi. Yazar 18.yüzyıl Fransa'sını; halkın acılarını, açlığı, emekçilerin iktidarın bir ayaktakımından ibaret olduğunu bize resmediyor adeta. Kitapta ana karakterlerin dışında güçlü olan çok fazla karaktere yer verilmiş. Kişilerin birbirleri ile olan bağı ise sayfalar ilerledikçe daha da ilgi çekiyor ve kitabın sonuna dek devam ediyor. İyi niyetli, kötü kalpli, öfkeli, sevecen, intikamcı, affedici, vicdanlı yani çevremizde olduğu gibi hayatta olduğu gibi karakterlerle örülmüş kitap ve hepsinin ana olay etrafında kendi hikayeleri var aslında. İnsandan başka hiçbir canlının bu denli acımasız olamayacağını, ezilenlerin bile fırsatını bulduğunda başka insanları benzer acılara maruz bırakabileceğini, yani insan denilen varlığın akıl sır ermez kötülük
Edebiyat
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,5bin okunma
Okurseven
Çok etkileyici gerçekten. Üstelik devrimin görünmeyen yüzünü de sorgulama fırsatım oldu bu sayede. Bir de o dönemi araştırma isteği. Hem tarihi temelleri olan hem de böyle etkileyici bir hikaye ile ince detayları bile gözümüze sokan romanlara hayran olmamak elde değil. Aynı duyguları paylaştığımıza sevindim 😊
...Espri. Rezillik başladığından beri duyduğum ilk espriydi, emindim. Mizah, Nod'un ilk kurbanlarındandı ve mizahsız dünya, ıstırap ve çile dolu dünyadan daha trajik geliyordu gözüme. Çile hep vardı ama mizah, çileyi hep katlanılır kılmıştı.
Sayfa 183·Kitabı okudu
Okurseven
"... mizah, çileyi hep katlanılır kılmıştı." Hayata tutunmada içgüdüsel bir davranış bu sanırım insanlar için. Hep söylüyorum, iyi ki mizah var.
... daha az yumurta ve daha çok margarin, bitkisel katı yağ ve bitkisel sıvı yağlar yenmesi halinde kalp hastalıklarının önlenebileceğini söylemişti.
Sayfa 190 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okudu
Sağlık
Zerîre isimli okura yanıt verildi
Okurseven
Evet, kim bilir farkında olmadan daha nicesiyle karşı karşıyayız...
10/10
·632 syf.··
Beğendi
·
2019 97. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2019 08:08
Sonunda bitti:) Karakterin uyuşukluğu bana da geçmiş olsa gerek kitap akıcı olmasına rağmen tahmin ettiğim sürede bitiremedim. Kendisiyle bir savaşa girmiş ve bu savaşta çok erken kendisi kaybetmiş bir adamı okudum. Halbuki yenebilecek güce, kültüre yani bu potansiyele sahipti. olmadı çünkü hastaydı, hastalığın adı Oblomovluk'tu , hastalığın başladığı yer Oblomovka'ydı. Bu hastalık bu kanı taşıyanlarda mevcut olsa gerekki Ştolts'a bulaşmamış. Oblomovka diye tabir ettiği zamanın Rusya'sında doğuştan soyluların yetiştiği, çocukların masallarla büyütüldüğü, gerçekle masalın ayırt edilemediği bir yer. Gerçek okunan kitaplarda, alınan eğitimle farkedilse de ulaşmak zor onlar için, çünkü doğuştan hastalandılar. Aşkın kıpırdattığı bu adam, alevin sönmesiyle tekrar uyudu. Kendince haklıydı bence hayat nasıl masalla yer değiştiremediyse, adamın uyuması da normaldi. Çünkü o masallarla uyanabilirdi yalnızca. Kitabın bir yerinde " Ştolts Oblomov'a karşı isyandı" diyordu. Bu kadar zıt iki karakterin birbirini bu kadar sevmiş olmasını, diğer taraftan aşkı içinde sönen kadın Olga'ın Oblomov'u unutamayıp O'nu hâlâ unutamayıp sevmiş olması Oblomov'un tüm uyuşukluğuna rağmen tertemiz bir kalbe sahip olmasıydı. Bu da beni çok etkiledi. Hiçbir zıtlık sevginin o güzel gücüne engel değildi. Bu çok güzel bir şey. Duyguların güzelliği... dostluk, aşk .... Kitap bir başyapıt. Söylenecek çok söz var üzerine. Eseri çok beğendim. Bu eseri "Tutunamayanlar" ı okurken Selim Işık'tan duymuştum. "Herkes Oblomov okumalı" diyordu Selim Işık katılıyorum:) Herkese iyi okumalar:)
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
Okurseven
Aynı noktadan etkilenmişiz. Olga Oblomov'un ruhuna aşık oluyor aslında, her ne kadar Ştolts ile birlikte olsa ve onu sevse de hayatındaki boşluk Oblomov'un eşi bulunmaz kalbi. İkisi de kalbinin bir köşesinde İlya'ya derin bir bağ duyuyorlar, minik Andrey'i yanlarına almaları da bunun en güzel sonucu zaten.