Onur Um

Onur Um
@OnrUm
Gazeteci
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik/Bilişim İhtisas
İzmir
İzmir
13 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Yalnızlık
“Evlendiğim zaman belki ben de herkes gibi olurum dedim, ama o da olmadı.” “Olmamış. Eşiniz belki iyi bir insan ama geçmişte açılan yaralara çare olacak ilacı onda da bulamamışsınız.” “Kendime bir can yoldaşı bulamadım gitti.” “İnsan ruhu yalnızlığı sevmez. Yasalar bile insana en ağır cezayı onu hücreye kapatıp yalnız bırakarak verirler. Siz yıllardır sanki hücre cezası çeken bir mahkûm gibi, yalnız yaşamışsınız. Sevmeyi de sevilmeyi de unutmuşsunuz.”
Şevket ağa·Kitabı okudu
Hayata Dair
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hayat
“On bir randevumuz geldi. Ay bir ara nasıl korktum size anlatamam. Kapıda Galip Beyi görünce yanında Şevket Bey var zannettim. Halbuki onun randevusu saat on ikide. Onlar mı erken geldiler, yoksa ben mi bir hata yaptım diye ödüm koptu. Dün geceki yemek nedeniyle bu ara kafam karışık zaten. Defterde bir hanımın adı yazıyor çünkü. Demek Galip Bey bu randevuyu telefonla almış. Meğer bu sefer de eşini getirmiş bize.” “Söylediklerinden hiçbir şey anlamadım ben Tuna. Galip Bey kim Allah aşkına?” “Canım, Şevket Bey’i buraya getiren bir adam vardı ya, işte o.” “Ha evet, şimdi hatırladım. İlk hastamız onun eşi mi?” “Evet, evet. Şevket Bey ondan sonra gelecekmiş meğer. Şimdi hazırsanız Hayat Hanım içeri alabilir miyim?” “Tamam Tuna. Hazırım.” Uzun boylu, esmer, güzel yüzlü, tesettürlü ama oldukça havalı genç bir hanım giriyor içeri. Yerlere kadar uzanan krem rengi, ipekten pardösünün üzerine yine ipekten, bol renkli ve son derece güzel, büyük bir eşarp bağlamış. Eşarp o kadar güzel bağlanmış ki, yuvarlak yüzünün tüm hatları çıkmış ortaya. Otuz yaşlarında gösteriyor. Siyah parlak gözlerinde makyaj yok. Hafif sivri ve kalkık burnuna, sanırım bir doktorun eli değmiş. Pardösünün açık olan düğmelerinin arasından, boynundaki iri taşlı pırlanta kolye hemen göze çarpıyor. Sağ kolunda üst üste binmiş altın bilezikler, sol kolunda ise etrafi pırlantalı, altın Rolex marka saat var. Kuyumcu dükkânı gibi yani... Parmaklarındaki yüzükleri de katarsanız, üzerinde taşıdığı mücevherlerle lüks bir daire alınabilir. Ama buna rağmen yüzü solgun ve mutsuz görünüyor. Gözlerinin altında mor halkalar var. Ya çok içki içiyor ya da günlerdir uyumamış. Hafifçe sallanarak odama girdikten sonra, bezgin bir ifadeyle bana elini uzatarak kendini tanıtıyor. “Ben Hayat. Oturabilir miyim?”
Hayat ve İnsan
Biliyor musunuz, kötüysen, kötülük yapmak kolaydır. Ama biri sana iyi derse, işin zorlaşır. Eskisi gibi kolay olmaz kötü olmak.
Şevket ağa·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan