Çok istemek kadere karşı gizli bir başkaldırıdır. Kaderin çoğu zaman insandan beklediği tutku ve arzu değil , sabır ve teslimiyettir. Yüksek arzular, yüksek sınanmalar anlamına gelir. Büyük ve derin tutkuların ödenmesi gereken ağır bedelleri vardır.
Kendimizi bazan kendimizden bile ne kadar uzak buluruz! Sanki tanımadığımız , yabancı bir kalple hissederiz. Bazan da kendi kendimizle mutabıkken o kadar her şeyden uzak ve yalnız kalırız ki bütün dünyanın kendimize karşı yabancılığını yeryüzünün gurbeti içinde bir bikeshayatı yaşadığımızı duyarız. Ancak bütün bunlar o kadar iç içe geçen ve değişen duygulardır ki biz kendimiz de bilemeyiz , herkesle karabetimiz ve dünya ile dostluğumuz nerede biter dünyadaki yalnızlığımız ve herkese yabancılığımız nerde başlar?