"Aramızdaki temel fark ne, biliyor musun? Sen insanlara baktığın zaman üniformalar, bayraklar ve din görüyorsun!"
"Peki, sen ne görüyorsun bakalım?"
"İnsan, sadece insan. Seven, acı çeken, acıkan, üşüyen, korkan bir insan."
Kadın insan değildi.
Nüfus sayımında sayılmıyordu.
Büyükbaş hayvan bile sayılıyordu...
Kadınlar sayılmıyordu.
Eşit birey oldu.
Medeni Kanun kabul edildi.
Resmî nikah getirildi.
Aynı anda birden fazla kadınla evlenme kaldırıldı.
Yaş sınırı konuldu,küçük yaşta evlilikler önlendi.
Miras hukukunda cinsiyet ayrımına son verildi.
Siyasi haklar teslim edildi,seçme seçilme hakkı verildi.
Eşit eğitim hakkı verildi,Meslek edinme hakkı verildi.
“Sokrates’e mi güldünüz yani?”
“Hayır, onun sözlerine. Sokakta birisi Sokrates’e hakaret etmiş, bir de tekme atmış. Sokrates hiç aldırmadan yürüyüp gitmiş. Durumu görenler niye bir tepki göstermediğini sormuşlar. O da, ‘Bir eşek beni ısırsa onu dava mı etmeliyim sizce?’ demiş.”
Sanırım olduğumdan daha iyi biri zannediyor beni, daha olgun, daha güçlü. Ama değildim, herkes gibiydim, belki herkesten daha zayıftım, çünkü herkesten daha fazla yaralanmıştım.