Bir kitabı neden okurum? Bazen edebi bir lezzet almak için, bazen yeni bir şeyler öğrenmek için, bazen gerçeklikten sadece uzaklaşmak için... Sonra söyleyeceğimi başta söyleyeyim, bu kitap beni insan olmaya daha yaklaştıran bir kitap oldu; ülkeme, insanlığa, halklara karşı yeni bir bakış açısı kazandığımı söyleyebilirim. Bir meseleye ne kadar çok farklı açıdan bakabiliyorsam, zaviye sayım ne kadar artmış ise, o sorunu o kadar 3 boyutlu 5 boyutlu görebilirim ve gerçekliği hakikatte olduğu gibi algılamış olurum diye düşünüyorum.
Teknik ve edebi açıdan baktığımızda ortalama bir çalışma olduğunu söyleyebilirim, bir çok eksikliği, karmaşası mevcut. Olaylar birbirine olması gerektiği gibi bağlanamamış, veya bağlantılar rahatça anlaşılacak bir biçimde gösterilememiş. Satır aralarında verdiği mesajlar, arka planda sürüp giden kimlik meselesi benim daha çok ilgimi çekti.
Şimdi düşünüyorum, milyonlarca Kürt milliyetinden insanın yaşadığı bir ülkede, bir kitapçıya girdiğimizde neden Kürtçeye ayrılmış raflar bulunmuyor? Bir yerde bu tartışılıyordu kitapta. Bence bu, Kürt halkıyla ve onların kendi problemleriyle ilgili bir mesele değil. Bir çok kitapçıda Fransızca bölümleri, Almanca bölümleri bile var. Siyasi alan kapma mücadeleleri uğruna kültür feda ediliyor.
Günün sonunda insan hayatı olmalıydı önemli olan; bunun toplu yaşanış şekli, yani kültür. Ülkemizin bir bölümünde bir grup insanın konuşma şekli, bir nesneye bir duyguya verdiği farklı isimler, problemleri, yaşayış şekilleri, tercihleri pek tabii ki çok kıymetlidir. Orada yaşanan hayatı, o insanın kendi dünyasından dinlemek, izlemek pek tabii esas olan olmalı. Bende bu etki kaldı. "Sen sus, ben seni de senin problemlerini de senden daha iyi bilirim." anlayışı zorbalıktan öteye geçemez.