“Müphem Alan’a dair tahminlerimiz, duyumlarımız vardı ama öbür dünya bir gezegen ya da uydu olmadığı için gözlemlerimiz yoktu. Henüz gidemediğimiz gezegenlerin dahi görüntüleri, sesleri, renkleri kayıt altındayken öbür dünyadan ne ses vardı ne görüntü! Mars’tan, Ay’dan, Venüs’ten ve yerleşilmek üzere gidilen diğer yeni keşfedilmiş gezegenlerden dünyamıza dönüş mümkünken, öbür dünyadan dönen de yoktu üstelik! Bu yüzden, Müphem Alan adını verdiğimiz o gizemli âlemde dünyamızdakinden çok daha güzel bir yaşamın mümkün olabileceğini umuyor ama bundan emin olamıyorduk. Ruhların sadece çağrımıza yanıt verenleriyle bağlantı sağlayabiliyor ve onlarla ancak içsesimizle iletişim kurabiliyorduk. Ama onlar da kendi âlemlerine dair soruları yanıtsız bırakıyorlardı.”