Papalagi, gerçek olmayanı sevip gerçek olanı ayırt edemez olmuştur;yani suretini Ay’ın kendisi sanan, yazılı hasırı yaşamın yerine koyan güçsüz kafası karışmış insanlar.
Kişinin sahip olduğu her şey çok iyi gizlenmiştir sahibinden; ve tüm hazinelerden en son kendi hazinesini gün ışığına çıkartır kişi,-böyle gerektirir ağırlığın tini.
“İnsan, hayatını değiştirebilir mi? Bir iş ya da bir başarı hiç demeyeceğimiz bir yere taşır mı bizi? Kendimizden kaçmak için bir yer daha mı var?
En sonunda anladığım şey buydu: ne olursa olsun yalnızdım, kaçmanın bir yolu yok. Yalnızlığın bana verilmesi şansına sahiptim. Kesfetmem, anlamam gereken bu yalnızlıktı. Ne daha fazlası ne daha azı.Belkide bir gün boşluğun merkezindeki şu şenlikleri nasıl karşılaşılır, anlayacağım.”