"Umutsuz bir aşk çökmüşse gönlüne sabahın üçünde özellikle onun orda, yerinde olmadığı kuşkusuna kapıldığında telefon etmeyi gururuna yediremiyorsan , ister istemez içe dönüp kendinle başbaşa kalırsın; o anda akrep gibi sokarsın kendini ya da hiçbir zaman postalamayacağın mektuplar yazarsın ona, ya da odanda volta atarsın ona... Bu gidişat bir süre sonra tatsızlaşır, bıktırır insanı.Acılı anılardan ortaya elle tutulur bir şeyler çıkarabilir miyim diye sorarsın kendi kendine. Ve işte bir gece saat üç sularında başıma gelen tam buydu. Birden karar vermiştim , çektiğim acıyı tuvale dökecektim..