2026 Haziran ayında Yuval Noah Harari'nin Sapiens kitabını okuyarak bir tarih okuma ayı yapıyoruz! Kitap kulübüme katılmak isterseniz bana mesaj atabilirsiniz. 🤓
Uzun zamandır düşündüğüm bir konu olan sanal okuma grubumu 6 yıldır devam ettiriyorum. Şu an farklı meslek gruplarından pek çok okur arkadaşımız gruba üye olmuş durumda. Peki, bu okuma grubunda neler var?
• Her ay benimle beraber okuduğunuz kitapla birlikte kitapları unutmamayı kendimize katmaya çalışıyoruz.
• Okunan kitapları Google Meet aracılığıyla karşılıklı canlı yayınlarla tartışabiliyoruz. Canlı yayınlara katılım zorunlu değil, hepsi kayıt ediliyor zaten.
• Kısa hayatlarımızda okuduğumuz kitaplardan maksimum verim almaya çabalıyoruz.
• Farklı türlerde ve farklı ülke edebiyatlarından kitaplar ve yazarlar tanıyıp okuma alışkanlığımızı ve kültürümüzü geliştiriyoruz.
• Bir kitabı okuduktan sonra o kitabı değerlendirebileceğimiz yardımcı kaynaklar ve makalelerle o kitabı pek çok farklı yönden tartışabiliyoruz.
• Benim edebiyat, felsefe, psikoloji ve siyaset bakış açılarımla kitapları değerlendirmemin yanı sıra okuma grubundaki diğer arkadaşların mesleklerinin bakış açılarıyla da kitapların nasıl değerlendirilebileceğini öğrenmiş oluyorsunuz.
• Açtığım canlı yayınlarla birlikte karşılıklı eleştiri ve tartışma ortamının içinde bulunabiliyorsunuz.
• Yukarıdaki maddelere ekstra olarak bir de Telegram kitap grubunda istediğiniz soruları bana sorabileceğiniz bir grubumuz var, her ay okuduğumuz kitapları da oylamayla oradan seçiyoruz.
Şimdiye kadar okuma grubu ile birlikte okuyup tartıştığımız kitaplar ve izlediğimiz filmler:
Mayıs 2020, Albert Camus ayı:
Albert Camus, Sisifos Söyleni ve Yabancı
Zeki Demirkubuz, Yazgı filmi
Haziran 2020, Johann Wolfgang Von Goethe ayı:
Johann Wolfgang Von Goethe, Genç Werther'in Acıları ve Faust
Philipp Stölzl, Goethe’nin Bir Aşkı filmi
Temmuz 2020, Rus
Hepimiz Gogol'un Palto'sundan çıktık.!
Fyodor Dostoyevski
Gogol, Palto’ yu yazarken gerçek bir hikayeden yola çıktığı iddia ediliyor. Arkadaşının sohbet arasında anlattığı bir hikâye ona ilham kaynağı olmuş ve dinlediği hikâyeyi kendi görüşleriyle birleştirince ortaya etkileyici bir yapıt çıkmış. Arkadaşının anlattığı hikayede ise palto yerine av için bir silah alan memurdan bahsediliyor, memur gittiği ilk avda tüfeği suya düşürüyor ve kaybediyor daha sonra bunun sıkıntısına dayanamıyor hasta oluyor ve sonrasında maalesef hayata gözlerini yumuyor.
Hikâye, baş karakter olan Akaki Akakiyeviç’in paltosu üzerine kurulmuştur. Akaki, oldukça sıradan, silik, sakin bir hayat süren bir devlet memurudur. Her gün sadece işe ve evine gidip geliyor. İş arkadaşlarıyla da çok ilişkisi olmayan, kendi iç derinliğinde yaşayan bir kişi(Kendisine yapılan bir sürü acımasız şakaya rağmen).
Kitap baskısına değişmekle beraber yaklaşık 40-60 sayfa arasında bir uzunluğa sahip. Kitap okuyorum diyen herkesin ömründe mutlaka bir kere okuması gereken bir kitap bence. Kışın soğuk bir günde okursanız daha da etkili olacağını düşünüyorum.