Rana

Rana
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler.
Öğrenci
İstanbul
97 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·128 syf.··
2021 26. kitabı
Başlık ve arka kapakla uyumlu olmayan birçok içeriği var, yarısı falan böyle. Şiir, tiyatro vb. şeyler üzerine fikirlerini yazmış. Birçok sivri sözü var, Almanlara çok laf etmiş. Yunanları ve Latince’yi bol bol övmüş. Okuması zor bir kitap, bilmediğim çok konuya ve isme değiniyor. Bazı iddialarını birkaç dilden kelime örnekleriyle destekliyor, etkiyeyici gerçekten. Çeviri daha sade olabilirdi kesinlikle, eski kelimelerin gereksiz yere kullanıldığı durumlar da gördüm.
Okumaya ve Okumuşlara DairArthur Schopenhauer · Say Yayınları · 2011570 okunma
Reklam
Puan vermedi·168 syf.··
2021 20. kitabı
Yazar Avusturyalı bir psikiyatrist, kitap üç bölümden oluşuyor. İlk bölümde yazar toplama kampındaki anılarını anlatıyor. İkinci bölümde kendisinin geliştirdiği logoterapiyi anlatıyor. Üçüncü bölümde de kitabın teorik sonuçları güncelleniyor. Frankl kitabı 1945’te dokuz günde yazmış, isimsiz olarak sadece mahkum numarasıyla yayımlamayı düşünüyormuş. Arkadaşlarının ısrarıyla iç kapağa ismini yazmış. Böylece isimsiz olmasını ve yazarına ün kazandırmamasını beklerken birçok dilde milyonlarca satıp ünlü olmuş. Kitabın ünlü olmasını zaten bekliyormuş ama kendisinin ünlü olmasını beklemiyormuş. Yazarkenki amacı, insanları hayatın en kötü koşullarda bile anlam barındırdığına ikna etmekmiş. Bu; sıradan, bilinmeyen insanların hikayesi. Mahkûmlar numaralandırılarak insanlıktan uzaklaştırılmış ve bence bu şekilde onlara eziyet edilmesi kolaylaştırılmış. O kadar insanlıktan uzaklaştırılmışlar ki isim kullanılmazmış, iki insan kimliklerini değiştirmek istediğinde numaralarını değiştirmeleri yeterliymiş. Belli sayıda insanın nakli istendiğinde önemli olan sayıymış, Frankl bir keresinde ölen birinin bile nakledildiğini anlatıyor. Tutsakların arasında büyük bir yaşam mücadelesi varmış, insanlar hayatta kalmak için erdemlerinden vazgeçiyormuş. Frankl, “En iyilerimiz dönemedi.” diyor. Tutsaklar köle olarak farklı firmalara kiralanıyormuş. Kitaptan öğrenene kadar sırf eziyet için tutulduklarını sanıyordum, şimdiye kadar öğrenmemiş olmam şaşırtıcı. Frankl’ın anlattığına göre kamp yetkililerine kişi başı yevmiye veriliyordu. İyi çalışanlara verilen ikramiye kuponları 12 sigara, bir sigara 12 çorba ediyordu. Kapolar haftada bir kupon aldıkları için açlıktan ölmeyecekleri garantiydi, bu yüzden sigaralarını içebiliyorlardı. Ama tutsakların, hayatta kalmak için sigaralarını takas etmeleri
Psikoloji
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayınları · 202151,2bin okunma
Puan vermedi·140 syf.··
2021 23. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2021 15:03
Yazar 1911’de doğup 100 yaşında ölmüş. 2002’de bu kitabı yayınlamış. İsmi, hayata direnmekten geliyor. Neden ve nelere direnmek gerektiğini ve bunun yollarını anlatıyor yazar. Ama en sonda direnişin ne olduğu konusunda artık eskisi gibi net cevap veremediğini söylemiş. Cevabın vahiy gibi heybetli bir şey olmadığını, küçük bir şey olduğunu seziyormuş. Bana önemsiz an ve anıların önemli hissettirdiği düşüncesini hatırlattı. Yine de direniş için insanların öz-değerlerinin farkına varması, makinenin dişlisi olmayı bırakması ve küçük şeylerin farkına ve tadına varması gerektiğini söylüyor. Gençliğinde aktivistlikten üniversiteyi bırakmış, çok çalışmış, yorulmuş biri. Arjantin’de 1976-83 arasında binlerce kişi öldürülmüş. Bunları araştırmak için olan bir kurumda çalışıyor, fedakarlıklar yapıyormuş. Kabus gördüğü, zorlandığı çok olmuş ama direnmiş. Kitapta yaşlı bir insanın geriye bakışı ve bolca şikayeti var. Buenos Aires’in çok gürültülü olmasından, insanların çok hızlı yaşamasından şikayet ediyor. Küçük gözüken o büyük nimetlerin, anların farkında olunmadığından; tadına varılmadığından dem vuruyor. İnsanların güzel bir akşam yemeğinin tadını çıkarmak yerine televizyonla oyalanmasından, sakin bir yerde sohbet etmek yerine gürültülü barlarda bağıra bağıra arkadaşlarıyla konuşmasından şikayet ediyor. Geleneklerin kaybolmasından da yakınmış. Küreselleşmeyle birlikte aynılaşmanın insanların doğru-yanlış kabullerini ve hayata verdikleri anlamı kaybetmelerine neden olduğunu söylemiş. Bu dedikleri doğru; gelenekleri de çok hoş, can çektiren şekilde anlatmış ama modern insanların da haklı oldukları bir yer var: Mutluluk veriyor diye anlamsız şeyleri tekrarlamak istemeyebiliriz. Geleneklere bence gereğinden fazla değer veriliyor. Kitabın girişini çok beğendim, onu ayrıca
Hayat
DirenişErnesto Sabato · DeliDolu Yayınları · 2018143 okunma
7/10
·632 syf.··
2021 22. kitabı
·
105 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2021 11:51
Mealin son baskılarında düzenini biraz değiştirmişler ve daha iyi olmuş. Bendekinde yazıların aynı hizada olmaması, alışılsa da aslında iyi bir düzen değil. Arapça yazısını çok sade ve okunaklı yapmışlar, burasını takdir ettim. İçerik olarak en öne çıkan özelliği birçok ayete dipnot vererek alakalı olduğu diğer ayetleri belirtmesi. Bazen gerçekten işe yarıyor ama bence bazen de dikkat dağıtıcı oluyor. Başka bir şey mi demiş, benzer ayetleri mi göstermiş diye her seferinde dipnotlara bakıyorum. Belki ikisini ayırmak için de farklı bir dipnot gösterimi düşünülebilirdi; benzer ayetler normal, diğerleri italik dipnot sayısıyla gibi. Mealin en büyük sorunu parantezleri. Ayetleri anlayışımızı şekillendirdiği gibi onlarsız da okunmuyor. Dil olarak bazı mealler parantezi atlayarak okunduğunda anlam bozulmayacak şekilde ayarlanmış oluyor ama belli ki Okuyan öyle bir çabada bulunmamış. Parantezler atlanarak okunduğunda cümle düşük, anlamsız bir hal alıyor ve olmuyor. Parantezi okumak zorunda bırakması çok rahatsız edici, hele de zorunda bırakmasa bile varlığından rahatsız olan benim için. Başka birinin olsa okumazdım muhtemelen, o derece. Ama Okuyan olunca okumamayı düşünmedim bile; insanın beklentileri, kabulleri his ve davranışlarını aşırı etkiliyor gerçekten. Dipnotlarda bazen rivayetlerden, tarihi bilgilerden bahsetmiş ama bunu nadiren yapmış. Bazı yerlerde Kuran’ın tek kaynak olduğunu ima eder dipnotlar vermiş, beni şaşırtmıştı. En çok şaşırtan yerlerden biri de Müzemmil 14 çevirisi, ayetin numarasını bile hatırlıyorum resmen. Yeni okumam da etkili tabii ama Okuyan gece namazını çok fazla önemsiyordu. O ayeti herkes Kuran’dan kolayınıza geleni okuyun, diye çevirirken onun kolayınıza gelen vakitte okuyun diyerek gece namazına diğerlerinden daha az teşvik edici şekilde
Din
Kur’an / Meal-TefsirMehmet Okuyan · Haliç Üniversitesi Yayınları · 2021268 okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2021 21. kitabı
Bilmediğim çok şey öğrendim, NAK çok ünlü olduğu için ve kitap da çok basıldığı için bunları şimdiye kadar neden bilmiyordum diye çok şaşırdım. NAK’ın bakış açıları beni yine etkiledi. Arapçayı sonradan öğrenip dünyada öncülerinden olacak kadar ustalaşmasındaki başarı bir tarafa, Kuran’a bakışı çook büyük takdiri hak ediyor. Kelime ve gramer incelemelerinden yaptığı çok çıkarım olsa da asıl başarısı bence sahip olduğu bakış açısından ileri geliyor. Mesela Musa’nın koyun suladıktan sonra teşekkür beklememesi, dağda o kötü durumuna rağmen sahip olduğu nimetleri düşünüp şükretmesi çok etkileyici. Aslında hepimizin düşünebileceği ama nedense hiçbirimizin düşünmediği şeyler. Kuran okumaları yapmamıza rağmen duymamış olduğum bu tür çok güzel bakışları var. Mesela 19:4’te Zekeriya peygamberin sana dua etmekten hiçbir zaman mutsuz olmadım, sözünü o yaşına kadar kim bilir kaç kere çocuk istemiş olması gerektiği gerçeğiyle hiçbir zaman bağdaştırmamıştım çünkü kendimi peygamberin yerine hiç koymamışım. Bu kadar ortada ve büyük bir gerçeğin nasıl farkında olmam? Kurana bakışımızda çok büyük problemler var. Zekeriya peygamberin saçlarım tutuştu, bembeyaz oldu sözünü hiç anlamazdım mesela. Ali Bulaç ve Edip Yüksel yanmak kelimesiyle çevirmelerine rağmen dipnot koymayıp okuyucuyu anlamsız bir ifadeyle bırakmışlar. Deyim olduğunu duymuş ama anlamıyla karşılaşmamıştım. Kitapta açıklayınca aydınlandım: Kömür gibi siyah saçları yavaş yavaş yanarak zamanla kül gibi beyaz olmuş. Bu kadar kolay anlaşılabilen ve güzel bir benzetmeyi anlamaktan şimdiye kadar mahrum kalmışım. Yayınevine ise ayrıca bir eleştiri gerekiyor. Bir kere NAK’ın hiç giriş yazısı koymadığı
Din
Dirilt KalbiniNouman Ali Khan · Timaş Yayınları · 201712,3bin okunma
Reklam