Benim Livaneli’nin edebiyatçı kimliği ile ilgili derdim var. Bir yerlerden elime geçiyor kitapları; hakkındaki çarşaf çarşaf haberlerle de etkileniyor, okumaya karar veriyorum. Sonuç benim için yine
Uğultulu Tepeler Emily Brontë'nin tek kitabı. Zaten kitap yayınlandıktan kısa bir süre sonra kitabın İngiliz Edebiyatı'nda yaptığı etkiyi göremeden vefat ediyor yazarımız. Kitaba başlamadan önce kitap hakkında aşk kitabı diye duymuştum ve de söz konusu İngiliz Edebiyatı olunca
Jane Austen vari bir kitap okuyacağımı sanmıştım. Kitapta hırs, takıntı, intikam kısacası aşk dışında her şey vardı. Genelde kendimi okuduğum romanlardaki karakterlerin yerlerine koyarım ama bu kitaptaki karakterler o kadar irite ettiki hiçbirinin yerine koyamadım kendimi. Son olarak da her ne kadar okurken karakterlere sinirde olsam şunu söylemeliyim ki kitaptaki karakter gelişimlerini sevdim. Kitabın başında sevdiğim karakterlere kitabın sonunda nefret ettiğim de oldu, tam tersi de.
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 202557,7bin okunma
İngiliz Edebiyatı diyince dediğiniz gibi akla Jane Austen tarzı sevimli aşk hikayeleri geliyor ama kız kardeşlerinin aksine Emily Bronte günümüz zamanında yaşansa milletin yıllarca terapiye gitmesini sağlayacak bir saplantıyı ta o zamanlarda yazmış. Heathcliff karakteri hayatım boyunca gördüğüm en net kötü karakterdi ona acımamızı sağlayacak tek bir hareketi yoktu. Şubat ayında beyaz perdeye yeni versiyonu uyarlanacak ne kadar hikayeye bağlı kalınır bilemiyorum ama izlemek isterseniz diye öneride bulunmak istedim✨️
Eda️ kitabı bitirdikten sonra Emily Brontë'nin hayatına baktım biraz böyle bir şey göremedim ama öyle diyorsanız doğrudur. Belkide gerçek hayatta Heathcliff gibi insanlar vardır, ben toz pembe bir dünyada yaşıyorumdur, olabilir bilmiyorum.