Cem

ARADIĞIN BURDA YOK
Sakin ol çocuğum, yok aradığın burda. Salt gördüklerindir var olan: Orman, sis ve rayların uzanışı, çam ağaçlarını örten karlar bir de. Belki uzakta, çok uzak bir ülkede meltemlerin estiği masmavi bir gökyüzü vardır. Duvarlarında güller, yollarında palmiyeler. Ama hepsi bu kadar. Arama, yok burda o sıcak dudaklarınla öpeceğin şey. Bilirsin, dudaklar da zamanla soğur gider. Yürek her şeye bedeldir, deme yavrum, Deme boşuna, yaşamaktansa ölmeyi yeğ tutarım. Ne istersin ölümden?
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·148 syf.··
2026 13. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 18:44
Bazı şeyleri kabul etmek gerek. Meselâ hepimiz Bilge Karasu okuyamayız. Okuyan bir çoğumuz, hepimiz Bilge Karasu'yu anlayamayız. Anlayanlarımız da sayıca az olabilirler. Bu çaba, bu gayret... Troya'da Ölüm Var, birkaç seneye yayılarak, 50'li yıllarda yazılmış ve yazarın da ilk eseri. Kitabın son bölümüne dek hiç de sıradan olmayan bir yazarla karşı karşıya olduğumuzu anlamamızı kafamıza nazikçe vura vura gösteren bir üslûpla Bilge Karasu edebiyat dünyamızdan içeri giriyor. İlk bölümler, bir romanın savruk dağınık parçaları olan ama ayrı ayrı da lezzeti alınabilecek bu öyküler, sesin akıp gitmesi, çağıldama anlamında, güzeller. Gördüğümüz şey, okuduğumuz şey; çocukluğunun beldesine dönen baş karakterimiz, onun çocukluk hatıraları ve adı geçen arkadaşların büyümeleri. Ancak birbirine kolayca ekleyemeyeceğimiz bu büyüme hikâyeleri olayları, akışları düz bir çizgide art arda sıralamayı oldukça zor bir hâle sokuyor, belli ki 70 sene öncesinin kalemi bunca zamana dayanabilmiş, eskimemiş bir hikâye, bir roman koyuyor önümüze, zira bugün de bu denli karmaşık, dilin bu kadar etkileyici şekilde kullanılabildiği eserler yazmak kolay olmasa gerek. Bu anlamda Bilge Karasu aslında bir günümüz yazarı. Eser, ölmemiş; bana mısın diyen okuru yakıp kül edecek denli güçlü bir ejderha haykırışı gibi . Kitabı okudukça, bağlantılar azaldıkça, sadece bazı şeyleri kavrar gibi kaldıkça okumayı istemediğimi anladım aslında. Kitabın yarılarında kişiler çoğaldıkça, aralarındaki bağlar daha net ortaya konmadığı için ya da ben bunu ıskaladığımdan kitaba devam etmekte zorlandım. 50li yıllarda eşcinsel duygular, arayışlar vb karmaşaları belki ancak bu şekilde anlatabildi yazar, dilin karmaşıklığı ve sadeliğin esamesinin okunmaması kimbilir ne denli zorluklarla dolu hayatındaki karmaşa ve
Troya'da Ölüm VardıBilge Karasu · Metis Yayınları · 2022759 okunma

Cem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·148 syf.··
21 saatte okudu
·
2026 13. kitabı
Bilge Karasu
7.6/10 · 759 okunma
Puan vermedi·481 syf.··
2026 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 18:52
Senelerdir ne kadar güzel bir kitap olduğu hakkında bitmek bilmeyen yüzlerce övgü duyduktan sonra, bir şekilde okumuş oldum Serenad'ı. Zülfü Livaneli'nin iki kitabını okumuştum daha önce: Kardeşimin Hikâyesi, Engereğin Gözü. İsimleri yanlış hatırlıyor olabilirim. engereğin gözü bence oldukça iyi bir kitaptı. Serenad'sa iyi ve kötü özellikleri birbiriyle yarışan bir çalışma. Yahudi Soykırımı veya bitmek bilmeyen yahudi acılarından bir kez daha söz ederek, tekrar tekrar bizleri terbiye etmesi için yazılmış, ve özenle yazılmış bir kitap. Kitabın lehine konuşmamız gerekirse; öncelikle artık iyi bir özellik mi kötü bir özellik mi, üzerine düşünmek gerekir, ancak kolay okunurluk serenad'ın olumlu bir özelliği olarak ortaya çıkıyor, çünkü Livaneli büyük tarihi meseleleri art arda anlatıyor, birden fazla tarihi olaya uzanıyor, bütün bunların okurun aklını karıştırmayacak şekilde anlatılması, anlatırken okurun akıştan kopmayacak şekilde anlatıcının peşinden gidebilmesi riskli bir durum ve bence Livaneli bunu etkileyici şekilde yapıyor. Burada bir matematik söz konusu ise, yazar bu matematiği doğru şekilde kullanıyor. Benim gibi tarihle ilgili romanları okuyamayan birisi için bu kitap risklerle doluydu, bu yüzden bu tarz benim işime geldi, övgüm biraz da ondan belki de. Kitap lehine olabilecek ikinci bir öge, saçma sapan yanları da olsa bile, anlatıcımız maya'nın ilgiyi ayakta tutabilecek bir hız ve ritmle anlatması oldu diyebiliriz. Kitapta o kadar çok olay, o kadar çok durum ve mesele var ki, bütün bunların içiçe geçerek ve sarkmadan bir kitabı oluşturması, birbiriyle uyumlu bir şekilde ahenkle hareket ederek sırıtmamaları dikkat çekiyor. Hepsinin temelinde de maya'nın hareket dolu, yüzeysel de kalan karakteri, ilgi çekebilen yapısı var. Livaneli bunu yapabiliyor. Benim
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,9bin okunma

Cem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·481 syf.··
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 18:52
·
2026 12. kitabı
Zülfü Livaneli
8.9/10 · 163,9bin okunma