Kürk Mantolu Madonna, sadece bir aşk hikâyesi değil; içe kapanmış bir ruhun, görünmeyen yaralarının, sessiz bir sevdanın romanı. Raif Efendi’nin sessizliğinde kendimden çok şey buldum. Bazen insanlar içlerinde fırtınalar koparırken dışarıya sadece bir esinti gibi görünür… Bu kitabı okurken, sustuklarımı, yutkunduklarımı, zamanında söyleyemediklerimi düşündüm. Belki de en çok, sevmeyi kalbinde büyüten ama bir türlü gösteremeyen insanlara dokunuyor bu hikâye.
Kendime dönüp şu soruyu sordum: Sevmenin sessiz hali mi daha güçlü, yoksa haykırarak geleni mi? Bazen cevap, kitapların satır aralarında gizleniyor…
“Çok verdin, tükendin. Artık biraz kendine kal.”
Bu cümle beni tam yerimden vurdu. Bazen güçlü dururken bile içimizde birikenleri fark etmiyoruz. “Yavaşla”, sadece hız değil; insanın kendine dönmesi, biraz durup nefes alması demekmiş
“Ben hiçbir zaman insanlar arasında bir yerim olduğunu hissetmedim.”
Kör Baykuş, sadece bir hikâye değil; bir ruh hâli, bir iç yalnızlık. Herkesin okuması gerekmiyor belki… Ama hisseden biri için fazlasıyla fazla. Kör BaykuşSadık HidayetRubar kartal