Fırat Özbey

Fırat Özbey
@Rubashov
9 kütüphaneci puanı
328 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
Öğleüstü. Çocuklar okullarına gidiyorlar. İtalyan okulu öğrencileri. Ufacık, ince ve narin boyunlu kızlar. Peşlerinde, civar ortaokulların haylazları. Sıra sıra, hususi otomobiller. Bir mağazanın kapısına, tezgâhtarla beraber, ihtiyar, gözlüklü bir kadın çıktı. Gündüz ışığında, kumaşı inceledi. Kadının yanakları acayip kırmızı, gözlükleri pırıltılı. Yaptığı, dünyanın en önemli işi sanki. Öyle bir hâli var. İçimde hep aynı karanlık. Bir yere girip, müzik dinlesem. Ya da en iyisi, şimşekli, gökgürültülü bir yağmur yağsa. Şimdi, bana kızmayacak ve gülmeyecek bir kadın bulsam. Benden hiçbir şey istemese, bana birşey sormasa. Bir kadın, yalnız. Bu daha kötü. Dün geceki orospunun, sıkıntılı memelerini hatırladım. Gök mosmor. Pis bir rüzgâr çıktı. Toz çiğniyorum ağzımda.
Sayfa 50 - İş Bankası·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bir hayvan tehlike ile karşılaştı mı, gözü hiçbir şeyi görmez, işin tuhafı, insanlar tehlike ile karşılaşmadan, gözleri hiçbir şeyi görmüyor.
Sayfa 48 - İş Bankası·Kitabı okudu

Fırat Özbey

, bir kitap okudu
Puan vermedi·101 syf.·
2020 40. kitabı
Nina Berberova
7.4/10 · 378 okunma
GEÇEN KADINA
GEÇEN KADINA Yol çevremde büyük gürültüyle uluyordu. Uzun, incecik, ve kara giysiler içinde, Bir kadın geçti, görkemli kolunun yeninde Sallayıp, savurup fırfınnı, fistosunu, Sütun kadar düzgün bacaklarla, soylu, çevik. Çökmüş içiyordum bir köşede, ipsiz gibi, Fırtınaların estiği menekşe gözleri Büyülü bir hüzünle dolu, ey öldüren zevk! Bir şimşek ... sonra gece-Kaçak güzellik, beni Ansızın yeniden doğurdun, bir bakışınla, Ancak ebediyette mi göreceğim seni? Başka yerde, uzakta! çok sonra! belki asla! Gittiğin yeri bilmem, yerimi bilmezsin sen, Ey aşıkı olduğum, ve sen, ey bunu bilen!
Sayfa 168 - Varlık·Kitabı okudu
Şehrin ışıkları birden yanıyor. Birden yağmur başlıyor. Ben sokaklardayım. Kapınızın önünden geçiyorum. Pencerenizden bakıyorum. Her gün yüz yüze, göz gözeyiz. Meyhaneleri; basık, zehirli esrar tekkelerini; insanı öldüren sabahçı kahvelerini dolduruyorum. Tramvayda bir gün, mutlaka ayağınıza basmış, ya da kalktığınız yere oturmuşumdur. Belki aynı otelde, aynı odanın iki ayrı yatağında gecelemiş; yine de, iki kelime konuşmamışızdır. Ben Sokaktaki Adam’ım. Şurada burada dolaşırken dikkatinizi çekerim. Bana kızar, ya da beni seversiniz. Her iki halde de, memnun olmam.
Sayfa 40 - İş Bankası·Kitabı okudu