"Geçmişin tutsağı olan insan, içsel dünyasına inebilme özgürlüğüne sahip değildir : sürekli kendisini gözlemler ve yargılar. Özgür insan ise kendini gözlemlemeden hayata katılır. "
Belki de benim için kitabın en can alıcı cümlesiydi. Huzursuz olmamızın bir yerlere takılı kalmakla ilgisi olabilir mi , ya da anı yaşayamamanın ? Her neyse bunlara ben cevap verecek değilim, her ruhun cevabı kendine mâliktir.
İlk kez okuma programı ile bir kitap okuyayım dedim şu kitapcağızı altı ayda okudum kesinlikle bana göre değilmiş bu programlar öncelikle onu anladım. Lakin bir konu üzerinde önce araştırma yapıp sonra okumanın daha anlamlı olduğu aşikâr.
Kitap kesinlikle okunup kenara konacak bir kitap değil, vitamin gibi lazım oldukça, ruh ihtiyaç hissettiğinde dönüp dönüp okunacak bir kitap. O kadar çok yerin altını çizdim ki çoğu zaman geçmiş ile oturup çay içiyorsunuz ; bazen kızıyor bazen anlıyor bazen aa öyle miymiş ! diyorsunuz. Son kısımlar ise daha çok günümüzün yıpratıcılığından kendimizi nasıl koruyacağımızı anlatıyor. Ben çok beğendim lakin aşırı derecede dolu dolu olduğundan biraz sıkıcı gelebilir durup sakin kafa ile okunacak bir kitap, söyle metrobüste sallana sallana okuyayım diyebileceğiniz bir eser değil. Kesinlikle masa başı kesinlikle ! Farkında olmak isteyenlere buyurunuz, İnsan olmak !