Gizemli kitaplarla alış verişim yok; ben ilgimi çeken, bana keyif veren, basit kitapları seviyorum. Kitaplardan tek beklentim bana keyif vermeleri, düzeyli bir biçimde bana hoşça vakit geçirtmeleri… . MONTAİGNE
Kitabı bir arkadaşım yaş günüm de hediye etti uzun süre o bana baktı ben ona baktım. Daha sonra sayfalarını karıştırırken aşağıdaki bölüm ilgimi çekti.
Bıçağın erdemi ! Daha sonra yavaş yavaş sayfalar akmaya başladı .
Erdem, Yunanca “arete” yani iyi nitelikler demektir Latinler ise mükemmellik
DE VİRTUS derler.
Harekete geçen ya da geçebilen bir güçtür.
Örneğin, bir bitkinin ya da ilacın erdemi iyileştirmektir.
Bıçağın ki kesmek, insanın ki insanca istemek ya da davranmaktır.
İyi bıçak iyi kesebilendir, iyi reçete tedavide başarılı olabilendir.
İyi zehir öldürmede başarılı olanadır.
Katilin elindeki bıçak aşçının elindeki bıçaktan daha az erdemli olmaz. Mükemmel bıçak kötü adamın eline düştü diye mükemmelliğinden yitirmez.
Bundan sonrasını paylaştığım alıntılarda göreceksiniz. Şaşırtıcı öğretici .....
Yaşam konusunda bir fikrin vardı; içinde bir inanç, bir beklenti yaşıyordu; eylemlere ,acılara ve özverilere hazırdın. Ama yavaş yavaş anladın ki, dünya hiç de senden eylemlerde ve özverilerde bulunmanı istemiyor; yaşam ,kahraman rollerine ve benzeri şeylere yer veren bir kahramanlık destanı değil, insanların yiyip içmeler, kahve yudumlamalar, örgü örmeler, şükrettikleri rahat bir orta sınıf evidir.
Kim bunun başka türlüsünü ister , kim gönlünde yiğitliği ve güzelliği barındırır, büyük yazarları ya da ermişleri baş tacı ederse, o bir aptaldır, bir Don Kişot’tur.