Taha EKŞİOĞLU

Taha EKŞİOĞLU
@Scapegoatt
Gerçeği aramak gayemiz olduğu sürece herkesle tartışmaya açığım.
Friedrich Nietzsche
Asalak.— Birinin sırf çalışmak zorunda kalmamak için bağımlılık içinde ve başkalarının sırtından yaşamayı tercih etmesi ve çoğu zaman, bağımlı olduklarına gizliden gizliye kin beslemesi, onun ince duyarlılıktan tamamen yoksun olduğunu gösterir. Bu tip erkeklere oranla kadınlar arasında daha yaygındır ve (tarihsel nedenlerden dolayı) daha affedilebilirdir.
Felsefe
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Friedrich Nietzsche
Konuşmada hâlâ yankılanan temel koşullar.— Erkeklerin bugünün toplumunda iddialarını ileri sürüş tarzında, onların başka her şeyden çok silah uzmanı oldukları zamanların yankısını sık sık algılayabiliriz: Erkekler zaman zaman iddialarını sanki silahlarını doğrultan nişancılarmış gibi ortaya koyarlar; başka zamanlarda ise, kılıçların ıslığını ve çatışmasını fiilen duyarız ve bazı erkekler iddialarını yere çakılan ağır bir sopa gibi fırlatırlar. Öte yandan kadınlar ise, binlerce yıldır dokuma tezgahında oturmuş ya da bir dikiş iğnesine kılavuzluk etmiş veya çocuklarla çocuk gibi olmuş olan yaratıklar gibi konuşurlar.
Felsefe
Friedrich Nietzsche
Kırda duyarlılık.— Eğer birinin yaşam ufkunda sağlam, huzur verici çizgiler, dağlar ve ormanlar tarafından çizilen türden çizgiler yoksa, onun en içindeki iradesi, tıpkı şehirde yaşayan birinin yapısı gibi, huzursuz, telaşlı, açgözlü hale gelir. Ne kendisi mutludur ne de başkalarına mutluluk verebilir.
Felsefe
Friedrich Nietzsche
İşleri kolaylaştırırken zorlaştırmak ve tersi.— İnsan yaşamını belli aşamalarda zorlaştıran pek çok şey daha ileri bir aşamada kolaylaştırmaya hizmet eder çünkü böylesi insanlar hayatta daha zor şeyler görmüşlerdir. Bunun tersi de olur. Böylece, örneğin din, birinin ona kendi yükünden ve sıkıntısından kurtulmak için mi, yoksa yükseklere çıkamasın diye kendisine vurulmuş bir prangaya bakar gibi mi baktığına bağlı olarak iki çehreye sahiptir. Üstün kültür zorunlu olarak yanlış anlaşılır.— Enstrümanına yalnızca iki tel takan herhangi biri, tıpkı sahip oldukları bilme dürtüsünün yanı sıra yalnızca kazanılmış bir dinsel bilgiye sahip olan bilginler gibi, daha fazla telle çalabilen insanları anlamaz. Daha düşük kültürler tarafından yanlış yorumlanmak, üstün, çok-telli kültürün doğasında vardır; örneğin, sanata yalnızca dinselliğin kılık değiştirmiş bir biçimi olarak değer verildiğinde olduğu gibi. Hakikaten de, yalnızca dindar olan insanlar bilimi bile bir dinsel duygu arayışı olarak anlar, tıpkı sağır-dilsizlerin müziğin gözle görülebilir hareketlerden başka ne olduğunu bilmemesi gibi.
Felsefe
Friedrich Nietzsche
Akıl okulda.— Eğitimin düz düşünmeyi, dikkatli değerlendirmeyi ve mantıklı muhakemeyi öğretmekten daha önemli bir görevi yoktur. Bu yüzden eğitim bu tür işler için yararlı olmayan her şeyi, örneğin dini, göz ardı etmelidir. Eğitim anlaşılmazlığın, alışkanlıkların ve gereksinmelerin fazlasıyla gerilmiş düşünce yayını daha sonra rahatlatacağına güvenebilir. Ancak etkisinin ulaşabildiği yerlerde, insanlarda temel ve özel olanı zorla teşvik etmelidir: “Akıl ve bilim, insanın üstün güçleri”; Goethe'nin, en azından, tahmin ettiği gibi. Büyük doğa bilimci von Baer, Asyalılarla kıyaslandıklarında, okullarda inandıkları şey için neden sağlama yeteneğini, yani Asyalıların gerçekleştirme yeteneğinden tümüyle yoksun oldukları şeyi geliştirmeleri bakımından tüm Avrupalıları üstün bulur. Avrupa mantıksal ve eleştirel düşünme tarzıyla eğitilmiştir; Asya gerçeği kurgudan nasıl ayıracağını hâlâ da bilmiyor ve inançlarının kişisel gözlemle yasalara tabi düşünmeden mi yoksa fantezilerden mi kaynaklandığının farkında değil. Okullardaki akıl Avrupa'yı Avrupa yapmıştır. Avrupa, ortaçağda bir kez daha Asya'nın bir parçası ve eklentisi haline gelme, böylece de Yunanlılara borçlu olduğu bilimsel anlayışı yitirme yolunda ilerliyordu.
Felsefe