Taha EKŞİOĞLU

Taha EKŞİOĞLU
@Scapegoatt
Gerçeği aramak gayemiz olduğu sürece herkesle tartışmaya açığım.
Baltasar Gracian
Asla Abartmayın. Doğrularla çelişmemek ya da insanların idrak gücünüz hakkında olumsuz fikirlere kapılmalarını engellemek için, büyük harflerle konuşmamaya özen göstermek gerekir. Abartı, insanın bilgisinin veya zevkinin sığlığını gösteren bir muhakeme savurganlığıdır. Övgü merak uyandırır ve arzuya yol açar. Ancak, sonradan ortaya çıkan değer, başta konulan fiyata denk olmazsa (ki genelde böyle olur), beklenti bu aldatmaya başkaldırıp hem tavsiye edilen şeyin hem de onu tavsiye eden insanın değerini düşürerek intikamını alır. Sağduyulu adam işe daha tedbirli girişerek, sonradan yanılmaktansa işi baştan sıkı tutar. Olağanüstü şeyler nadirdir, bu yüzden sıradan değerlendirmelerle yetinmeyi bilin. Abartmak da bir yalan söyleme yöntemidir. Onun yüzünden ince zevkinize ve daha da önemlisi, sağduyunuza karşı beslenen güveni yitirirsiniz.
Felsefe
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Baltasar Gracian
Konuları İyi, Önemli Konuları Daha da İyi Düşünün. Tüm aptallar düşünme yoksunluğu yüzünden acı çeker. Olup bitenin yarısını bile kavrayamadıkları ve kendi kazanç veya kayıplarını bile fark etmediklerinden, bu konularda çaba da gösteremezler. Bazıları önemsiz konuları abartır, diğerleri ise önemli konuları aza indirger, durumu her zaman yanlış değerlendirirler. Birçoğu sağduyusunu yitirmez, çünkü zaten böyle bir şeye sahip değillerdir. Büyük ilgiyle izlenecek derecede önemli ve zihnin derinlerinde tutulması gereken konular vardır. Bilge insan her şeyi, özellikle de göründüğünden daha farklı olan konuları en derin biçimde düşünür. Bu yüzden de kavrayışı algılarının erişebildiği kadar derine uzanır.
Felsefe
Baltasar Gracian
Bilgi ve İyi Niyet Bir arada olunca, başarının sürekliliği muhakkaktır. Kendini kötülüğe adayan parlak bir entelektüel, doğadışı bir canavardır. Kötü niyet tüm mükemmellikleri zehirler, bilgiyle birleşmesi ancak vereceği hasarı artırır. Yalnızca yıkım getiren, sefil bir üstünlük sağlar. Sağduyusuz bilgi, çılgınlığı ikiye katlar.
Felsefe
Baltasar Gracian
Milletinizin Kusurlarından Uzak Durun Su aktığı yolun; insan, içinde doğduğu şartların iyi ve kötü niteliklerini alır. Bazıları yurtlarına daha fazla şey borçludur, çünkü zirvede daha elverişli bir ortam mevcuttur. En uygar milletlerin bile kendilerine özgü kusurları vardır; bu zayıf yanlar, diğer milletlerin böbürlenerek veya onları uyararak kınamalarına yol açar. İnsanın kendi milletinden aldığı kusurları düzeltebilmesi ya da en azından saklayabilmesi zekâ göstergesidir; böylece kendi toplumunuzda özgün olmanın itibarını kazanabilir ve bu yöndeki beklentiler az olduğu için daha da saygın addedilirsiniz. İnsanın mevkisinin, görevinin veya yaşının beraberinde getirdiği zayıflıklarının yanı sıra, aileden gelen kusurları da olabilir. Eğer bu zayıflıkların hepsi bir kişide toplanır ve doğru düzgün önlemler alınmazsa, ortaya tahammül edilemez bir canavar çıkar.
Felsefe
Arthur Schopenhauer
8/10
·632 syf.··
2026 96. kitabı
Okuduğum Schopenhauer biyografisi, filozofun hayatını aktarma konusunda başarılı olsa da yazarın her satıra kendi sığ yorumlarını sokuşturması rahatsız edici. Yazar, anlattığı filozofun derinliğinin farkında değilmiş gibi davranıyor. Özellikle kadınlar konusundaki çıkarımları felsefi ontolojiden koparıp tamamen filozofun ailevi durumuna ve annesiyle olan ilişkisine bağlamış. Oysa Schopenhauer’ın sisteminde her şey determinist bir eksendedir; o dünyayı kişisel bir hınçla 'kötü' ilan etmez, dünyanın doğası gereği (İstenç nedeniyle) acı dolu olduğunu söyler. Keza dinden ve papazlardan felsefeci olmayacağını söylerken de kişisel bir nefretle değil, onların gerçeğe değil dogmaya ihtiyaç duymalarından yola çıkar. Kadınlar konusundaki tavrı da duygusal bir nefret veya basit bir aşağılama değil; doğanın onlara yüklediği işlevi ve rasyonel akla ihtiyaç duymayışlarını sistemine dahil etmesidir. Çoğu okur felsefeyi duygusal ve sığ okuduğu için bu ontolojik bağlılığı kavrayamıyor, biyografi yazarı da bu hataya düşmüş. Filozofun Hegel, Fichte ve Schelling’e yönelik sert saldırılarını yazar 'ad hominem' olarak adlandırmış. Ancak Schopenhauer’ın öfkesi sahte başarılara duyulan kıskançlık değil; felsefeyi para, ün ve devlet memurluğu için kullanan bu isimlerin hakikatten uzaklaşmasına duyulan entelektüel bir tiksintidir. Hegel'in mantık hatalarını 'Kuğunun da iki bacağı var, o halde sen bir kuğusun' basitliğine indirgeyerek çürütmesi, sığ görünse de Hegel felsefesinin kof mantığını vuran harika bir tespittir. Özetle; hayat hikayesi için okunabilecek bir kitap ancak yazarın araya sokuşturduğu cılız ve tutarsız yorumlar felsefi derinliğin yanında çok hafif kalıyor.
Biyografi
SchopenhauerDavid E. Cartwright · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024109 okunma