Taha EKŞİOĞLU

Taha EKŞİOĞLU
@Scapegoatt
Dijital Arşiv.
Arthur Schopenhauer
Başarısızlık Schopenhauer'ın cesaretini hiçbir zaman kırmadı. Akademik dünya tarafından karşılık bulamamasını bir onur rozeti gibi karşılamayı ve popüler heveslerin geçici gelgitlerine istisna olarak gördükleri için yazmaya devam etmesi yönündeki bir teşvik olarak değerlendirmeyi öğrenmişti. Carove'un eleştirisinin sonunda yer alan, Schopenhauer'ın bir summus philosophus [başfilozof] olup olmayacağı meselesini geleceğe bırakmaya dair alaycı değerlendirmesi, Schopenhauer'ın inanç makalesi haline dönüştü. Başyapıtının, mümkün olup olmadığını o zamanlar bilemediği ikinci baskısının önsöz taslaklarının birini hazırladığı 1832 yılı itibariyle filozof, yaşıtlarının hakikatle ilgilenmediklerini, en azından onun hakikatleriyle ilgilenmediklerini yaşadığı çok acı deneyimlerden öğrenmişti: "Çağdaşlarımın merakını çekememek benim için sürpriz olmadı çünkü bütün benzerleri gibi bu eser de herhangi bir dönemin insanları için değil, her dönemde istisna olan insanlar için yazılmıştır."
Biyografi
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Arthur Schopenhauer
Schopenhauer'ın, felsefesinin amacı olarak ileride açıklayacağı üzere bütün deneyimlerin bütünlüğünün kapsamlı açıklamasını sağlama özleminin yanı sıra, kendisinin her konuya ilgi göstermesini sağlayan açgözlü bir merakı vardı. Ayrıca diğer felsefecilerin ilgisini çekmeyen, ileride başkalarından kişiliğine ve felsefesine yönelik hakaret görmesine neden olacak ve yazarken risk aldığını bildiği cinsel aşk, oğlancılık ve hayalet görme gibi konuları keşfetme konusunda kendisiyle övünüyordu. Ama Schopenhauer, felsefi açıklama getirmeye çalıştığı bazı şeyleri bizzat kendisi deneyimlemişti. Kehanet gibi Berlin rüyasının, ebeveyniyle ilgili gündüz düşünün yanı sıra hayatında buna benzer başka olaylardan da bahsetmişti. Bir keresinde uzun ve önemli bir iş mektubunu bitirdiğinde, yanlışlıkla mürekkebi mürekkep kutusu yerine mektubun üstüne döktü. Mürekkep böylece yere de aktı, hizmetçisini çağırarak temizlemesini söyledi. Hizmetçisi mürekkebi yerden temizlerken bir önceki gece bunu yaptığını rüyasında gördüğünü söyledi. Şüpheci filozof hizmetçisinden bunu kanıtlamasını söyledi, hizmetçi de rüyasını diğer hizmetçiye anlattığını belirtti. İkinci hizmetçi hikayeyi doğruladı. Bir başka sefer de Milano'daki harika bir akşam yemeği davetinde, "güzel ev sahibesi", loto için seçtiği üç rakamı bilip bilemeyeceğini sormuştu. Neredeyse transa geçen Schopenhauer, bu olayı şöyle anlatır: "İlkini ve ikincisini bildim ama üçüncüsünü bilemedim çünkü onun neşesi beni şaşırttı; şimdi düşündüğümde, sanki o an uyanmıştım." Bu yaşadıklarını, kendisinin de biraz kahin olduğuna yorumladı.
Biyografi
Arthur Schopenhauer
Schopenhauer'ın "bir eşe sahip olma" planına Caroline Medon dahil değildi muhtemelen. Eğer arzusu yeni bir aşk ilişkisi idiyse de, Flora Weiß yanlış düşünülmüş bir plandı çünkü Schopenhauer'ın şehvet düşkünü, hatta acınası bir ihtiyar olarak görünmesine neden olacak bir ilişki haline dönüştü. Weiß, Schopenhauer'ın ilgisini çektiğinde sadece on yedi yaşındaydı. Ama Schopenhauer kızdan ne kadar hoşlanıyorsa, kız da otuz dokuz yaşındaki Privatdozent'ten o kadar kaçıyordu. Weiß ailesinin anlattığına göre Schopenhauer Berlin'in göllerinden birinde yapılan sandal partisine üzüm getirip, Flora ve Flora'nın bir kız arkadaşıyla paylaşmıştı. Flora kimseye belli etmeden üzümü sandaldan aşağıya atmış, "Çünkü onlara ihtiyar Schopenhauer elleri değdi" demişti. Gene ailenin bilgisine göre Schopenhauer, Johann Weiß'a kızına kur yapmak istediğini söyleyince Johann şaşırarak kızının hala çocuk olduğunu, filozof da istediğinin bu olduğunu söylemişti. Sonra da Flora'nın geleceğini sağlamak için yeterince geliri olduğunu söyleyince, Berlin sanat simsarı olan baba, ilişkinin yürümeyeceğini düşünerek kararı genç kıza bırakmış ve ilişki yürümemişti: "[Schopenhauer]'a karşı çok güçlü bir tiksinme duyuyordu ve bu durum onun küçük hediyeleriyle daha da keskinleşti, iltifatların başarısız olması kaçınılmazdı." İlginçtir ki Schopenhauer'ın babası da annesinden -yirmi iki değilse bile- yirmi yaş büyüktü.
Biyografi
Arthur Schopenhauer
Schopenhauer 1823 Ekim'inden Aralık'ına kadar Münih'te, Salzburg'da, eski tıp profesörü Dr. Ernst von Grossi'nin muayenehanesinde ve yaşadığı yerde çok yoğun bir tedavi gördü. Grossi, filozofun sıkça yaptığı genelev ziyaretlerinde kaptığı tahmin edilen frengi hastalığını tedavi etmişti. Cinsel olarak aktif bir hayat sürdürürken enfeksiyondan korunma bilgisine sahip olmakla övünen Schopenhauer için, zührevi hastalıklardan korunma kilit önemdeydi. Bu bilgiyi paylaşmaktan daha öte şeyler yapmak istiyor gibiydi. Bunlardan birisi, müzik öğretmeni ve yazar Xaver Schnyder von Wartensee'nin, Schopenhauer ile Frankfurt'ta yemek masasında yaptığı tuhaf konuşmanın kaydıdır. "Doğanın taleplerini" tatmin ederken genellikle genelevlerde karşılaşılan enfeksiyon kapma riskini engelleme yöntemini bulan bilimi, insan ırkına "en büyük yararı" sağladığı için övdükten sonra Schopenhauer, tedbir alma yöntemlerinden bahseder: "Cinsel birleşmeden sonra, bir porsiyon kireç kaymağını suda erittikten sonra penisi onun içine sokarsanız, bulaşan zehir tamamen yok oluyor." Schopenhauer'ın, Hindistan gezisine çıkmadan önce uyardığı ve bu tıbbi tavsiyesine aldırmayan başka bir tanıdığı, Britanyalı subay T. Edwards, filozofun söylediklerini hesaba katmamaktan dolayı bu hastalığa kapıldığını yazmıştı. Türkiye, Anadolu ve İran'dan geçerken Schopenhauer'ın bahsettiği hastalıkla karşılaşmadığından dolayı övünen Edwards, "Seçkin bilgin ve hayırsever Schopenhauer'ın Khlor-Wasser [klorlu su] gibi insanlık aletinin kurtuluşu için yararlı buluşunu kullanmamı gerektiren hiçbir olayla karşılaşmadım. . . . Ama heyhat! Hindistan'a geldikten sonra bu önleyici, basit tedaviyi ihmal edince, ikincisi çok kötü geçen bu hastalıktan iki kere mustarip oldum. Bu rezalet belsoğukluğu, bir ayı yatakta geçirmek kaydıyla
Biyografi
Arthur Schopenhauer
Schopenhauer Floransa'da, uzun yıllardır olmadığı kadar sosyalleşmişti; İtalyanların kendisi, onun için gözlemlenecek ilginç bir konu olmuştu. Aristokratlarla ilişkisi, hayatın beyhudeliğine ilişkin gözlemlerini teyit edici oldu. Osann'a "soyluların hayatlarının biçareliğe bu kadar yakın oluşu ve yapılan bütün hazırlıklara rağmen can sıkıntısından patlayacak noktada olmaları, benim için iyice açıklığa kavuştu" diye yazdı. Schopenhauer'ın daha önce teorileştirdiği gibi hayat, "bir sarkaç gibi, acı ve sıkıntı arasında sallanıp durur ve bu ikisi aslında hayatın nihai bileşenidir. Acı çekeriz, çekmediğimiz zaman sıkılırız; tatmin edilen arzular bizi boş bırakır, bizi gene istenç için tahrik eder. Sıkıntı öyle bir şeytandır ki, bizi kumar oynamaya, içmeye, israfa, dalavereye ve seyahat çılgınlığına iter. Sıkıntı, kirpiyi bile sosyal yapar: Soğuk bir kış gününde, birkaç kirpi donmaktan kurtulmak için birbirlerine iyice yaklaşırlar. Ama hemen dikenleri birbirlerine batmaya başlar, bu durum onların tekrar ayrılmalarına neden olur. Isınmaya ihtiyaç hissettiklerinde gene birbirlerine yaklaşırlar, dikenlerinden dolayı tekrar geri çekillerler ve birbirlerine tahammül edecek uzaklığı bulana kadar bu böyle devam eder; iki dert arasında sallanırlar. Bu nedenle, insan hayatının boşluğu ve monotonluğundan hasıl olan toplum ihtiyacı onları bir araya getirir. ... Her kimin istencinin içsel sıcaklığı çok büyükse o, rahatsızlık vermemek ya da rahatsız edilmemek için toplumdan uzak duracaktır.
Biyografi