Taha EKŞİOĞLU

Taha EKŞİOĞLU
@Scapegoatt
"Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir." -Herakleitos
Johan Vilhelm Snellman
Milli irade neyi emrediyorsa, kendi eyleminin kanununu da bizzat kendisi belirler. Dolayısıyla onun faaliyeti hem yasama gücüdür (neyin hak olduğunu karara bağlar) hem de yürütme gücüdür (hak olanı gerçekleştirir). Eylemlerindeki yasallık (legalite) mutlaktır; zira milli iradenin buyruğunun ötesinde hiçbir hak mevcut değildir; eylemlerinin ahlakiliğiyse mutlaktır, çünkü onun özgür iradesi zaten hak olanın kendisidir. İşte özgürlüğün ve hakkın bu şekilde gerçekleşmesinde, bir millî ruh olarak ahlakiliğin makul zorunluluğu yatar; ve bu ahlakiliğin objektif varlığı ise devlettir.
Felsefe
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Johan Vilhelm Snellman
Eğitim, gerçeğe duyulan ilgi ve bir inanç arama yeteneğinden ibaret olduğundan, yükselen bir eğitim seviyesinde görüşlerin çoğalması ve giderek daha değişken hale gelmesi kaçınılmazdır. Tüm üyelerini tek bir inanç formuna hapsetmek isteyen bir devlet o zaman kısa sürede çökecektir. Bu nedenle her devlet kilisesi, varlığını uzun vadede inananlarının cahilliği üzerine kurmalı ve varlığını sürdürmek için eğitimin ilerlemesini engellemelidir. Deneyimler gösteriyor ki, bu bile uzun vadede işe yaramaz; çünkü aydınlanmaya karşı henüz hiçbir devlet adamı kesin bir çare bulamamıştır. Dolayısıyla devlet kilisesi kendi zamanını bilmezse, zaman onu içinden zihnin uçup gittiği boş bir form olarak bir kenara itecektir. Eğitimin ilerlemesiyle birlikte devletin kurumları ve yasalar da değişir ve eğer dini bilgi aynı noktada kalırsa, ulusun eylem biçimi, sivil toplumdaki ve devletteki faaliyeti giderek ondan bağımsız hale gelir ve kilise devlet için önemsizleşir.
Felsefe
Johan Vilhelm Snellman
"Bir ulus, yalnızca zorunlu ihtiyaçlarını değil, lüksün getirdiği ihtiyaçları da karşılamak için bizzat mümkün olduğunca çok üretmeye çabalamalıdır. Bunun hem ulusun bağımsızlığının güvence altına alınması gibi siyasi bir avantajı, hem de çalışma kazancının ve üretim karının ülke içinde kalması gibi ekonomik bir avantajı vardır." "Aynı şekilde bir devlet, mümkün olduğunca çok fabrikasyon ürün ihraç etmeye ve buna karşılık ham madde ithal etmeye çabalamalıdır." Bu, görüleceği üzere, yabancı devletlere karşı hem ekonomik hem de siyasi olarak artan bir avantajdır.
Felsefe
Johan Vilhelm Snellman
Bir halkta baş gösteren aşırı dava açma hastalığı, her zaman kendi haklarını dayatma arzusu ve her hakarete karşı yasal telafi arayışı vb. köklerini, ancak eğitim ve öğretim yoluyla kurutulabilecek olan bir "yarı-aydınlanmadan" (halfbildning) alır.
Felsefe
Johan Vilhelm Snellman
Ulusun ahlak seviyesi mükemmelleştikçe kanunların gereksizleşeceği yönündeki iddia (Karşılaştırınız: Montesquieu, Kanunların Ruhu, Kitap XIX, Bölüm XXII), yukarıda söylenenlerle çelişmez. Kanunlar, varlıklarındaki zorlama/baskı hissi giderek azalsa bile, doğru ve yanlışın normu (ölçütü) olarak her zaman gerekli kalmaya devam ederler
Felsefe