Onca emek, onca hoş görü, tolerans, kimseyi kırmamak için kabul edilen görevler, alttan alınan konular, hoş görülen sıkıntılar nedense hiçbir işe yaramamış olacaktır. Huzurlu ve mutlu olmak için gösterilen tolerans, beklendiği gibi mutlu bir sona ulaşamamıştır. Çünkü hiç kimse, başkaları uğruna sınırlarını feda ederek, sağlıklı ve kalitesi yüksek bir yaşam satın alamaz.
1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,101
Dur diyorum. Bu ne?
On bir.
Yirmi bir yaz, diyorum.
Yazıyor: 201
Otuz bir yaz.
Yazıyor: 301
Kırk bir yaz.
Yazıyor: 401
Dur, diyorum.
Öbür çocuklara dönüyorum. Doğru mu yazıyor?
Hep bir ağızdan bağırıyorlar: Doğruuu!
Yüz bir yaz, diyorum.
Yazıyor: 1001
Anladım. Bir yanlışlık değil söz konusu olan. Bir başka mantık. Şimdi görevim gereği bu mantığı değiştirmem gerek. (Onlara öğretirken ben de öğreniyorum. Hem öğretmen, hem öğrenci olduğunu unutma, diyorum kendi kendime. Ve hep öyle kal...)