Bir zamanlar iki insan vardı, iki yaşındayken elleriyle birbirlerine vurdular.
On iki yaşına geldiklerinde sopalarla yaptılar aynı şeyi ve birbirlerine taşlar attılar.
Yirmi iki yaşına geldiklerinde, silahlarla birbirlerine ateş ettiler.
Kırk ikisine geldiklerine, bombalar yağdırdılar birbirlerinin üzerine.
Altmış iki yaşına geldiklerinde bakterilerle saldırdılar birbirlerine.
Seksen iki yaşına geldiklerine, bu dünyadan göçüp yan yana gömüldüler.
Yüz yıl sonra solucanın biri iki adamın mezarları içinde karnını doyururken mezarlarda birbirinden ayrı iki insanın yattığını hiç fark etmedi. Toprak aynıydı. Hep aynı toprak.
Nermin Yıldırım 'ı Dokunmadan kitabıyla tanıdım ve sonrasında devam ettim kitaplarını okumaya. Anlatımı sade, akıcı, içten. Okurken kendine hayran bıraktırıyor.
Saklı Bahçeler Haritası, yayınevinde çalışan Rıdvan' ın kimden geldiği belli olmayan mektuplar almasıyla başlıyor. Yıllar önce yaşamış Suad ve Behiye birbirlerinden habersiz yaşadığı onca acıyı, kederi paylaşıp yaralarını sarmaya çalışıyorlar. Aynı zamanda o dönemde yaşanmış, Almanya da nazi soykırımını, Türkiye de Rumların uğradığı saldırıyı , İspanya da iç savaşı ile aslında ortak acılarla geçip giden tarihimizi de anlatıyor bize.
Zaman zaman Suad oldum, onun hayattan kaçmak için daldığı rüyalarda buldum kendimi. İçinde biriktirdiği acılarla, sığındığı yanlızlığına çıkış yolu aradım,bulamadım.
"Benim dünyamı içimdeki boşluk yönetiyordu, onunkini gelecek hayalleri."
Ve son olarak, hangi dönemde, zamanda, kıtada yaşarsak yaşayalım insanlık aynı adımlarla yürüyecek önümüzde. Yaşananlar; acılar, kederler, sevinçler hepsi benzer birbirine.
Kitabı çok beğendim, hayran kaldım okurken. Herkese keyifli okumalar:)
Herkese merhabalar,
Yeni çıkan kitabımı sizlere tanıtmanın mutluluğunu yaşıyorum.
Gerçek hayatla distopyanın harmanlanmasıyla oluşan bir kurgusu var. Daha önce hiç işlenmemiş orijinal bir konu.
Çaresizlik duygusunu en çok hissettiğimiz an şüphesiz sevdiğimiz insanların ölüm anıdır. Geçmiş mutlu günlerimize dönmek ya da her şeyi tersine çevirebilmek için bir çok şeyi feda edebiliriz. Peki ya beynimiz gerçekten bunu başarabilecek güce sahipse.
Her şey tersine döndüğünde neleri değiştirebiliriz ya da neler aynı kalır?
Tersine DünyaMustafa Kızılkurt · Sapiens Yayınları · 0326 okunma
İnanacak hiçbir masal kalmayınca yeni hikayeler yazdık da mutlu son bulmayı beceremedik. Ne kendimize yetebildik ne dünyaya sığabildik. Olsun, bu son olsun, bu da benden olsun, diye diye bizde bizden eser kalmadı.