Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?
Her hazanda birbiri üzerine dökülen ağaç yaprakları gibi insanlar da yekdiğerini takiben toprağa yatarak fena bulacaklar. Değişmez, umumi bir kanun. Niçin endişe etmeli? Şu dünyada erişilecek başka ne var? Hayat, yalan. Ölüm, hakikat.
Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.