Şehir uzakta. Bazen sakin havalarda çanların sesi çalınıyor kulağıma. Ama şimdi çanları içimde değil de dışımda duyuyorum, kovuklarındaki titreşimden büyük keyif alarak, güzelim mavi göğün altında, sıcacık güneş ışığıyla, salınırken gıcırdayarak, seslerini bulut taşıyan kederli rüzgarlara katarak kendileri için çalıyorlar. Ölümü düşünmek ve dua etmek. Buna halen ihtiyaç duyanlar var
ve çanlar onlar için çalıyor. Benim artık böyle bir ihtiyacım yok çünkü her an ölüyorum ve yeniden doğuyorum, hiçbir şey hatırlamaksızın, bütünüyle yaşıyorum; kendi içimde değil ama dışarıdaki her şeyin içinde.
Kime, "Ben," diyorum? "Ben" başkaları için, bana ifade ettiğinden bambaşka bir değer ve anlam içeriyor ve başkalarının uzağında beni, bu boşluk ve yalnızlığın içine salan kelime.