Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Martin. Okumadan önce karşıma hep aşk kitabı olarak çıktı ama aşk Martin için sadece bir basamak . Kendini bulma ya da kendini ararken kaybetme .
Martin bu basamakları birer birer tırmanırken geçmiş kimliğini birer birer yitirir. Zirveye vardığında gördüğü manzara yalnızca derin bir uçurumdur. Hayallerinin , doğru bildiği hakikatlerinin bir bir yıkılışını izler. Yıllar boyu verdiği emek onu geçmiş yaşantısından tamamen koparmıştır fakat yeni yaşamında da tam olarak kabul görülemez bu da martinde koca bir iç çatışma ve aidiyet krizi yaşatır . Hem kendisine hem topluma yabancılaşır.
Beni en çok etkileyen o kadar emek verirken aç kalıp o kadar zorluk çekerken kimsenin olmayıp kitaplar yaxıldıktan sonra herkesin değer vermesi oldu . Martin'in Birine "bu eserler o zaman da yazılmıştı"diyebilmesini çok isterdim. Çünkü anlatılmayıp dışarıya vurulmayan her şey bir yük gibi taşınır içinde . Bu yük zamanla büyür ayağına bağlanan koca bir taş olur ve seni içindeki derinliklerden yükseklere çıkaramaz . Kendi karanlığında kendi sessizliğinde boğulursun .
Martinin söyleyemediği her şeyde benim boğazım düğümlendi suyun derinliklerine daldığı yerde ben boğuldum sanki.
Ve şunu dedim kendime
"Belki de insanın en büyük savaşı ; düşüncelerinin duygularının derinliklerine inmek ve orada içine hapsolmuş anlamı bulmaktır . "
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma
Haritasız ve dümensiz kalmış, gideceği limanı olmayan bir gemiydi.Kendini akıntıya bırakıp sürüklenmek, en azından hareket etmek, hayatta kalmak demekti ki içini acıtan şey de zaten buydu; yaşamak."