-Neler okuyorsunuz efendim?
+Kelimeler, kelimeler, kelimeler!
x Kelimeler albayım, bazı anlamlara gelmiyor!
t-bırak artık kelimeleri.. cümleler kur. insanları tanı.. kapını çalan insanları içeri al...
Dan Brown'ın Da Vinci Şifresi kitabından bir alıntı:
"Yani tarih daima kazananlar tarafından yazılır. İki kültür çarpıştığında, kaybeden silinir ve tarih kitaplarını kazanan taraf yazar… kendi davalarını yücelten ve kaybeden düşmanı küçük düşüren bir tarih. Napolyon bir zamanlar, “Tarih, üzerinde anlaşmaya varılan bir masaldan başka nedir ki?” demişti. “Tarih, yapısı itibarıyla daima tek taraflı bir tutanaktır.”
Her devrim önce harici sonra dahili düşmanlarını yenmek zorundadır. Nihayetinde kazanan alt grup devrimin sahibi olur. Türk devrimini ve devrimde yer alan, karşı olan, tasfiye edilen ve iktidarda kalan kişiler ile öğrenmek/ hatırlamak isteyenler için güzel bir derleme olmuş.
Sonraki baskılarda gözden geçirilip düzeltileceğini umduğum gereksiz tekrarlar ve özensiz cümleler dışında gayet güzel bir kitap.
Stefan Zweig, Rotterdamlı Erasmus kitabında Deliliğe Övgü için şöyle diyor: “Bugüne kadar kaleme alınmış en etkili taşlamalardan biridir. Bu eşsiz taşlama 7 gün gibi kısa bir sürede ve gerçekte yalnızca içini dökmek için kaleme alınmıştır.”
Erasmus, reformun fikri öncülerinden biri, akıllıca bir eleştiri yöntemi olarak deliliğin ağzından söyleyeceğini söylemiş. Kimler yok ki bu salvo taşlamanın hedefinde: filozoflar, hekimler, hukukçular, rahipler, krallar, kadınlar, stoacılar, tüccarlar…
Bir dönem kitabı olarak bugün bile okuması keyifli, tespitleri bugün dahi geçerli: "Kanaatlerin verdiği zevklere dönelim. Bunlar zevklerin en kolay elde edilenleri değil midir?
… öncelikle, salt kanaatten ibaret olan mutluluklarının maliyeti çok azdır. "