“Artık kendimden kaçmıyordum, bunu yapamayacak kadar büyümüştüm. Küçüklü büyüklü, binlerce şekilde, günler geçtikçe, ailem birer birer genişledikçe ve benim için kendi ayakları üzerinde duran birer yetişkin yabancıya dönüştükçe, varlığımın sınırlamarını, sıkıntısını ve korkunç darlığını görüyor ve hissediyordum. Etrafım faaliyetin, çabanın ve gelişmenin işaretleriyle çevriliydi. Herkesin yapacak bir şeyi vardı, onları meşgul edecek, zihinlerini ve ellerini faal tutacak şeyler. Hayatlarını bir bütün kılacak ilgi alanları,faaliyetleri ve amaçları vardı; bütün bunlar enerjilerine doğal bir kaynak ve doğal bir ifade ortamı sağlıyordu. Benimse yalnızca sol ayağım vardı.”
“Piramitlerin yakınında bulunan bir hazineyi aramak için bütün çölü geçtim. Savaş benim için tam bir talihsizlikti. Aynı savaş, şimdi benim için bir talih, çünkü senin yanında kalıyorum.”