Serkan

Serkan
@Serkanogz
Okuyorum, paylaşamam, üşeniyorum.
Bu böyledir, şu şöyledir nokta nokta nokta
En basit insanların en iddialılar olduğu da kafama dank etti. Hiç kimse basit insanlar kadar iddialı değildir ve artık öyle bir yere geldim ki bunlarla uğraşamam.
Sayfa 72
Edebiyat
Reklam
Farkında olmak delilik!
keşke hakiki ve kati anlamda bilinçten yoksun sevimli bir ahmak, pişmanlık duymayan mütevazı bir aptal, iddiasız iyi huylu bir budala olarak doğup hep öyle kalsaydım! Fakat hayır. Ben ahmak olduğumu biliyor, budala olduğumu hissediyorum ve beni haki­ki ve mutlu ahmaklardan ve budalalardan ayıran da budur. Ye­terince üstün olmadığımı anlayacak kadar bir üstünlüğe sahibim o kadar. Belki de yıllar geçtikçe ahmaklığım artacak ve o vakit, daha mutlu olmasam da, daha az acı çekeceğim. Ve ağaca ya da taşa dönüşmeyi ve nihayet hiçbir şeyin bilincinde olmadan huzur içinde yatmayı umuyorum.
Sayfa 207
Psikoloji
Gözümün biricik nuru gündüz
SARHOŞ OLUN Her zaman sarhoş olmalı. Her şey bunda: Tek sorun bu. Omuzlarınızı ezen, sizi toprağa doğru çeken Zaman'ın korkunç ağırlığını duymamak için , durmamacasına sarhoş olmalısınız. Ama neyle? Şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz. Ama sarhoş olun. Ve bazı bazı, bir sarayın basamakları, bir hendeğin yeşil otları üzerinde, odanızın donuk yalnızlığı içinde, sarhoşluğunuz azalmış ya da büsbütün geçmiş bir durumda uyanırsanız, sorun yele, dalgaya, yıldıza, kuşa, saate sorun, her kaçan şeye, inleyen, yuvarlanan, şakıyan, konuşan her şeye sorun, "saat kaç" deyin; yel, dalga, yıldız, kuş, saat hemen verecektir karşılığını: "Sarhoş olma saatidir .. Zamanın inim inim inleyen köleleri olmamak için sarhoş olun durmamacasına! Şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz."
Sayfa 245
Alıntı
Farklı bir nihilist sanki artaud... okumak istememin sebebi şahane cümleler :
Yaşam, benim gözümde, olguların belirginliğini ve akılda uyumlu biçimde birleşmele­rini onaylamaktan öte bir şey değil. Ben, olguların toplanıp birleştiği zorunlu bir buluşma noktası gibi duymuyorum kendimi artık; şifalı ölüm, doğadan ayırarak iyileştiriyor bizi; ama ya ben, olgulara yol vermeyen acıların ürünüysem?
Sayfa 23
Edebiyat
Ham Hayalcilik
Bir şeyin doğru olması güzel olacağı için onun doğru olması gerektiğine inanmak. Bu düşünce biçimi oldukça yaygındır ve çok çekicidir, çünkü kabul edilmesi zor olan gerçeklerden kaçmamızı sağlar. Aşırı hallerinde bir kendini kandırma biçimidir, hafif halinde ise nedensiz bir iyimserlik olarak karşımıza çıkar. Kimi insanların ham hayalciliklerini yok edecek kanıtlarla yüzleşmemek için yaptıkları şeyler ve kullandıkları mantığa bürüme yöntemleri şaşırtıcı boyutlara ulaşabilir. Örneğin, günde beş litre bira içen biri kendisini bunun sağlığı üzerin­de hiçbir etkisinin olmadığına inandırabilir. Bu yaptığı ham hayalciliktir çünkü bu miktar, doktorların onayladığı tüketim sınırının çok üzerinde­dir. Biranın sağlığı üzerinde olumsuz bir etkisinin olmadığı inancından vazgeçmek istemeyen bu kişi çeşitli belirtileri görmezden gelir ya da on­ları başka nedenlere bağlar. Beş litre bira içtikten sonra eve dönerken alkolün şoförlüğünü etkilemediğini düşünür, çünkü eve arabayla gitmek taksiye binmekten daha çok işine gelmektedir. Bu da bir ham hayalciliktir, çünkü kanında o miktarda alkol bulunması mutlaka reflekslerini, koordi­nasyonunu ve karar verme yeteneğini etkiler. Bu ham hayalcilik alkolün etkisiyle de pekişir, çünkü alkol mantıksal düşünme süreçlerini dumura uğratır ve bu kişinin davranışlarının sonuçlarını görmesini engelleyerek alkollü araba kullanmayı yasaklayan yasaların kendisine uygulanamayaca­ğını düşünmesini sağlar. Bu son örnekte görüldüğü gibi ham hayalcilik gerçekle aramıza bir perde çektiğinden çok tehlikeli bir şey olabilir.
Sayfa 68
Düşünce
Reklam