Sezer

Sezer
@Sezerius
tıp
20 Ekim
46 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
Tanrısal bir sırdır sevgi ve ne olursa olsun, yabancı gözlerden sakınılmalıdır.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hep ona muhtaç kalmaları için çocuklarının gelişimini engelleyecek, yani ülkedeki işsizliği azaltmak yerine sosyal yardımları arttıracaktı.Sonra da yeri geldiğinde bu yardımları insanların yüzüne vuracak ve “Eğer başkasına oy verirseniz sütümü helal etmem! anlamına gelen cümleler kuracaktı. Muhalefetten söz ederken, çocuklarına babalarını kötüleyen, hatta ondan korkmalarını sağlayan anneler gibi konuşacaktı.Böylece insanlar, şeytani babayı daima evin dışında tutacak ve asla ona oy vermeyecekti. Ve elbette çocukları arasında ayrım yapacak, toplumun bir kesimine aşırı ilgi gösterirken, diğer kesimini sürekli eleştirecek ve ona düşmanca yaklaşacaktı. Böylece ülke denilen evde, hiç bitmeyen çatışma, bir rekabet ortamı yaratacaktı. Son olarak da, kendisi bakımlı, şık ve zengin görünmek için her şeyi yaparken çocuklarının aç ve evde suların akmıyor olmasını asla önemsemeyecekti.
Sayfa 267 - doğan·Kitabı okudu
Edebiyat
ilişkiler hakkında bolca klışeler
2/10
·192 syf.··
2021 4. kitabı
Sayın Haluk hocam, YouTube’da ilk 200 bine kadar harika içerikler çıkardıktan sonra içerikleriniz daha genel kitleye hitap ederek biz kemik kitlenin ilgi alanının dışına çıktığınızı düşünüyorum . Buna rağmen sizi severek takip ettim ve kitabınızdan 2 tane aldım biri bana biri kız arkadaşıma. Hocam beklentinin çok altında ve tekrara düşen , bir bilgiyi onlarca sayfaya yayan bir kitap olduğunu üzülerek söylemek zorudayım. Not ; sizi seven bir takipçiniz. ( eleştirelere kızdığınızı biliyorum ama maalesef eleştirmek zorunda hissettim )
Kişisel Gelişim
Dikili İlişkilerHaluk Tatar · İnkılap Kitabevi · 20201,440 okunma
Kitabın Adı İle İçerik Farklı
6/10
Bir hukukçu olarak kişisel gelişim ve iletişim kitaplarına önem veriyorum.Bu kitabı da bu merakla aldım.Ancak okumaya başladıktan sonra kitabın içeriğine göre pazarlama amacıyla adının uyarlanmış olduğunu farkettim. içeriğine gelince.. İnsanları okumak denmiş ama hangi insanları? Kitabın yazarı Amerika'da mahkemelerde görev yapacak jüri üyelerinin seçiminde görevli bir kişi.Juri üyesi olarak görevlendirilecek kişilerin seciminde onlarla yapılan görüşmelerde karakter analizi yaparak seçim yapan bir kişi yazarımız.İşte insanlarla ilgili yaptığı değerlendirmenin adı da tam olarak bu kitabın adı: insanları okumak.Tıpkı John Grisham'in jüri kitabında olduğu gibi jüri üyesi seçme faaliyetini anlatıyor.Yazarın insanlar hakkında degerlendirmeleri ve düşünceleri de bu kitabın konusu. Beni üzen şey ise şu: Kitabın konusu belli bir alana özgü olmasına rağmen herkese hitap eden bir kişisel gelişim kitabı gibi pazarlanması.Bunu okuyucuyu yanlış yönlendirmeye yönelik bir eylem olarak gördüm ve kitap benim alanıma girmesine rağmen üzülerek yarıda bıraktım.
Kişisel Gelişim
İnsanları OkumakJo-Ellan Dimtirius · Koridor Yayıncılık · 20221,126 okunma
DİRENİŞİ ÖĞÜTLEYEN HİKÂYELER
Puan vermedi·141 syf.··
2021 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2021 15:23
Sırça Köşk, bir dönemin yasaklı kitaplarından. Okumadan önce neden yasaklı olduğunu tahmin etsek de okuduktan sonra gerçekler neden yasaklanır ki diye düşündürüyor. Bu kadar mı sevmiyoruz gerçeğin anlatılmasını? Bu kadar rahatsız eden ne? Gerçekle yüzleşememek niye? İfade etmeyince, anlatmayınca geçip gidecek mi öylece? Sabahattin Ali, hikâyelerinde insanı anlatmış, insan eliyle oluşturulan dogmatik düzeni. Hepsi içimizden, hepsi biziz. Açık, net bir dille yazılmış hikâyelerdeki betimlemelerle toplumun resmini çiziyor usta yazar. Ne diyelim, ellerine sağlık Sabahattin Ali, bilemedik ellerinin değerini.. Sırça Köşk, on üç hikâye ve dört masaldan oluşuyor. Kitap adını en sondaki “Sırça Köşk” masalından alıyor. İktidarlaşma eleştirisi olarak ele alabileceğimiz bu hikâye hiçbir kurumun kalıcı olmadığını gösteriyor. Liyakatın olmadığı yerde tek bir kıvılcımın nelere mâl olabileceğini gözler önüne seriyor. Halkın kendi eliyle inşa ettiği düzeni, yozlaşma başladığı anda pek tabii yine kendi eliyle yok edebileceğinin net bir ifadesi oluyor bu sembolik hikâye. Kitabın kimleri, neden rahatsız ettiğini anlamak böylece kolaylaşıyor. *** “Portakal” hikâyesi, bu kadar kolay mı insanın ekmeğiyle oynamak, diye sorgulatıyor. Burnunuza acı bir portakal kokusu geliyor. Acılığını çaresizlikten alıyor. *** “Beyaz Bir Gemi” hikâyesinin duygusu “umut”. Gözümüzün önündeki şeyi olduğu gibi değil, olmasını istediğimiz gibi algılarız. Aşırı bekleme hâli umudu besler de besler. Sonrasında gördüğümüz şey artık herkesin gördüğü şey değildir. O şey, kendi varlığından bağımsız olarak kişinin hayal dünyasında, algılayışında bambaşka bir şekle bürünmüştür artık. Umut onu o hâle getirmiştir. *** “Katil Osman” toplumsal dayatmaların, etiketlemelerin insanı o şekle girmeye mecbur bırakmasının hikâyesi.
Edebiyat
Sırça KöşkSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202069,6bin okunma