Shpiya

Shpiya
"Ben bu denizde boğulurum, dedi balık." İmkanın sınırını görmek için imkansızı denemek gerekir. Instagram hesabı: @safacimavikitaplar
Puan vermedi·272 syf.··
2025 12. kitabı
·
113 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2025 17:02
Öncelikle herkese merhaba. Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı Eylül ile karşınızdayım. Yazım dili olarak şunu söyleyebilirim ki, oldukça ağırdı. Süslü ve edebi bir dil kullanılmıştı. Yani on sayfa betimlemelerin olduğu kısımlar vardı diyebilirim. Okurken illallah ettim ama garip bir biçimde kendini okutuyordu da. Okunmaya başlandığı zaman sayfalar ilerliyordu fakat elimden bıraktığım zaman elime geri alasım gelmiyordu. Üstüne birkaç kitap kitap okudum elime geri almamak için o derece. Fakat bunlar benim kişisel problemlerim. Okunmaya başlandığı zaman rahat bir biçimde çoğu insanın okuyabileceğine inanıyorum. Karakterler açısından çok şey söylenebilir fakat zaten kitabın olayı karakterlerin kişilikleri olduğu için okuyarak keşfetmeyi daha münasip görüyorum. Kitabın sonu ile ilgili ise bence eksik ve tatminsiz bir sondu. Daha ayrıntılı ve uzun yazılabilirdi. Ama olayların gidişatıyla mantık içerisinde bitti. Eser hakkında daha fazla söylemeye cesaret edemiyorum sonuçta kendini kanıtlamış bir edebiyat eseri, eleştirmek ne haddimize. Okumanızı tavsiye ederim ama aman diyeyim ben sonra okurum kafasıyla sıkılıp bunalıp da başka kitaplara geçmeyin çünkü o zaman geri almakta zorluklar yaşayabilirsiniz.
EylülMehmet Rauf · Türk Edebiyat Vakfı Yayınları · 201550,1bin okunma
Gerçeklerin zincirini, hayalleriyle kırabilenlere...
10/10
·192 syf.··
2025 18. kitabı
Öncelikle merhaba. Türk mitolojisi ile ilgili kitaplara özellikle ilgim var. Kütüphanede kitaplara bakarken tesadüfen karşıma çıkan bu kitaba bir şans vermek istedim. İyi ki de yapmışım. Okumaya başladıktan sonra internetten Tamu kapısıyla ilgili bilgi aratırken yazarla ilgili bir habere rastladım. Ve korkunç bir olay okudum. O kadar korkunç ki kitaba bir daha aynı gözle devam edemedim. Okurken sürekli yazarın yaşama şansı olsaydı bu serinin nasıl mükemmel bir seri olabileceğini gözümde canlandırıp durdum. Çok üzüldüm gerçekten, bir baba çocuğuna nasıl kıyabilir? Aklım almıyor. Konusundan bahsedelim biraz. Eski zamanlarda doğaya aykırı büyüler kullanarak güçlenmiş Karaşamanlara karşı savaşan Akçaşamanlar var. En güçlü karaşaman bir gün birine ölümsüzlük bahsediyor ve kalbini taşa çeviriyor. Akçaşamanlar da bu kurgansız (mezarsız anlamına gelen bir kelimeymiş) karşısında yenilmeye başlayınca on iki kişi seçip bu on iki kişiye on iki hayvanlı Türk takvimindeki on iki hayvanın doğrultusunda özellikler bahşediyorlar. Sonra bu 12 kişi Kurgansızı yeniyorlar, kalbini saklıyorlar. Aradan yıllar geçiyor. Kara'larla Akça'ların savaşı devam ediyor. İsmini asla öğrenemediğimiz ana karakterimiz, annesinin esrarengiz kaybının ardından annesinin geride bıraktığı şeylerin ışığında bu on iki büyücünün neslinin devamını bulmaya adıyor kendini. İlk çocuk Can, ve fare erkini temsil ediyor. Can'ı ikna edince peşlerine karaşamanlar düşüyor. Ve bir tane de akçaşaman öğrencisi ile yolları kesişiyor. Bu arçanın Can'ı tapınağa götürmesi gerekiyor. Bakalım karakterlerimiz karaşamanlardan kaçmayı başarıp sağ salim tapınağa varabilecekler mi? Açıkçası kitap yarım bitti gerçekten de. Ve devam kitaplarının gelemeyecek olması gerçekten çok üzücü çünkü bu kitapta büyük bir potansiyel gördüm
Tamu Kapısı AnılarıOğuz Can Acar · Mavi Gök Yayınları · 201973 okunma
Küçük spoilerlar var
7/10
·560 syf.··
2025 15. kitabı
"Burası Circle. Burda işler böyledir." Öncelikle merhaba. Bugün sizlere fantastik bir kitap olan Güç ve İntikam ile geldim. Öncelikle biraz konusundan bahsedelim. Biyo-büyücüler adı verilen sadece canlıların üzerinde etkili olan bir büyüye sahip büyücüler var. Bunlar aslında bir nevi bilim insanları fakat daha mistik olanı. Canlılar üzerinde deney yapıyolar, insan uzuvları ile hayvan uzuvlarının yerinini değiştiriyorlar, insanlara zarar/fayda sağlayabilecek canlılar üretiyorlar vs. Bunları imparatorluk yararına yapıyorlar Fakat bunu yapmak için deneklere ihtiyaçları var. Böylece imparatorun emriyle küçük köyleri ya da değersiz yerleşim yerlerini talan ediyorlar. Bir gün yine bir köyün üzerinde deney yapıyorlar, köy sakinleri kendi vücutlarından çıkan kurtçuklar tarafından yenilerek öldürülüyorlar. Fakat küçük bir kız bu soykırımdan sağ kurtuluyor ve intikam yemini ediyor. Şans eseri bir savaşçı tarikatına hizmetçi olarak veriliyor ve başsavaşçı tarafından gizli gizli eğitiliyor. Olaylar böyle gelişmeye başlıyor. Bir de öbür ana karakterimiz var: Red O da aslında bir aristokrat tarzı bir ailenin torunu fakat küçük yaşta anne babasını kaybedip sokaklara düşüyor. Sonra da başarılı bir hırsız oluyor. Yazım dilinin gayet akıcı olduğunu belirtmekte fayda var. Eğer fırsatınız varsa iki üç oturmada rahatlıkla bitirebileceğiniz bir kitap. Karakterlere gelecek olursak, aşk ilişkilerinde apaçık bir şekilde bir bayağılık seziliyordu. Minicik bir önbilgi vermemiz gerekecek burada, Red'in gördüğü her güzel kıza anında ışık yakması ve sırf güzel diye aşık olması çok basit bir ilişki tarzıydı bence. Hope'u tanıdıktan sonra bile aşık olduğu kısım onun resmini çizdiği kısımdı. O ana kadar aşık olduğunu fark edebileceği zibilyon sahne geçmesine rağmen. Bu konu hakkındaki düşüncelerim
Güç ve İntikamJon Skovron · Martı Yayınları · 202395 okunma
OKUYUNNNNN
10/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2025 12:23
"Yas yok!" "Cenaze Yok!" Öncelikle merhaba. Bardugo'nun Gölge ve Kemik serisinden sonra kesinlikle ama kesinlikle kendini kat be kat geliştirdiğinin bir kanıtı bu kitap. Grishaverse serisi de çok sevdiğim fantastikler arasındadır ama karakterler arasındaki ilişkilerde içime sindiremediğim bir şeyler vardı. Fakat bu kitapta karakter eşleşmeleri benim açımdan çok başarılıydı. Yazarın bu yönden kendini geliştirmesine sevindim. Bardugo herkesin okuması gereken, başarılı bir yazar. Ayrıca kitabın sevdiğim bir diğer özelliği de çok ince düşünülmüş detaylarla dolu olmasıydı. Gerçekten her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş ve uyarlanmış. Benim gibi detaycı bir insan için okuması aşırı zevkliydi. Konu: Doğaüstü güçlere sahip olan Grishaların güçlerini olağanüstü büyüklüklerde yükselten bir ilacın mucidi olan Shu'lu bir adam Grishalara düşman olan Fjerda hükümetinin eline düşer. Ketterdam'daki bir çetenin gözde üyesi olan Kaz Brekker çok yüksek bir ücret karşılığında bu adamı dünyanın en korunaklı yapısı olan Buz Sarayı'ndan kaçırıp Ketterdam'a getirmesi için bir teklif alır. Brekker'ın tek ihtiyacı olan işe yarar bir çete ve bir plandır...
Kargalar MeclisiLeigh Bardugo · Novella Dinamik Yayınları · 20164,583 okunma
OKUYUN OKUTTURUN
9/10
·392 syf.··
2025 10. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2025 02:33
"Hakikat, zor zamanlarda ihanet ettiğimiz ilk şeydir." ~On Birler'in Birincisi/ Hakikat Üzerine Öncelikle merhaba. Bir tesadüf eseri rastladığım bu kitabın konusu ilgimi çektiği için okumaya başladım. Fakat okumadan önce her zaman yaptığım gibi diğer okurların kitapla ilgili görüşlerini araştırdım. O kadar gerçeği yansıtmayan şeyler yazılmış ki bir an korktum ve neredeyse bu mükemmel kitabı okumaktan vazgeçecektim. Kitabın anlatımının bozuk olduğunu söyleyenler mi dersiniz, yazarı yerden yere vuranlar mı dersiniz, karakterleri ve isimlerini eleştirenler mi dersiniz, niceleri... Fakat bütün içtenliğimle naçizane fantastik roman tecrübeme dayanarak şunu söyleyebilirim ki uzun zamandır okuduğum en iyi fantastik kurguydu. Lütfen fantastik adı altında aşk romanı okumayı fantastik kurgu evreninin normali kabul eden insanların görüşlerine aldanıp da bu kurguya şans vermekten vazgeçmeyin. Şimdi kurgumuza geçelim. Çin kültüründen esinlenerek yazılmış bir eser. Yazar da Çinli zaten zannedersem. Çin kültürüne çok hakim olmadığım için kültür aktarımı ne derecede başarılı yorum yapamayacağım. Kitapta bahsedilen tarihi olaylar kurgu. On Birler adı verilen bir grubun yozlaşmış hükümeti devirmesi ve geriye kalan iki kişinin tahta geçmesiyle başlayan bir tarih. Tahta geçtiklerinde ilk işleri eski hükümdarların yozlaşmasına neden olan müneccimler adı verilen kahinlerin hepsini vahşi bir şekilde öldürmek oluyor. Ve yazdıkları yasa kitabında müneccimlerle iletişime geçmenin vatana ihanet olduğunu, müneccimlerin ve yandaşçılarının bin kesikle ölüme mahkum olduklarını yazıyorlar. Fakat yaklaşık 300 yıl sonraki Kraliçe Yan Hesina babasının esrarengiz ölümünün ardındaki sır perdesini kaldırmak için vatana ihanet olarak kabul edilen bir davranışta bulunuyor ve bir müneccimle iletişime
Turnanın SoyuJoan He · İthaki Yayınları · 202395 okunma