Öncelikle herkese merhaba.
Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı Eylül ile karşınızdayım.
Yazım dili olarak şunu söyleyebilirim ki, oldukça ağırdı. Süslü ve edebi bir dil kullanılmıştı. Yani on sayfa betimlemelerin olduğu kısımlar vardı diyebilirim. Okurken illallah ettim ama garip bir biçimde kendini okutuyordu da. Okunmaya başlandığı zaman sayfalar ilerliyordu fakat elimden bıraktığım zaman elime geri alasım gelmiyordu. Üstüne birkaç kitap kitap okudum elime geri almamak için o derece. Fakat bunlar benim kişisel problemlerim. Okunmaya başlandığı zaman rahat bir biçimde çoğu insanın okuyabileceğine inanıyorum.
Karakterler açısından çok şey söylenebilir fakat zaten kitabın olayı karakterlerin kişilikleri olduğu için okuyarak keşfetmeyi daha münasip görüyorum.
Kitabın sonu ile ilgili ise bence eksik ve tatminsiz bir sondu. Daha ayrıntılı ve uzun yazılabilirdi. Ama olayların gidişatıyla mantık içerisinde bitti.
Eser hakkında daha fazla söylemeye cesaret edemiyorum sonuçta kendini kanıtlamış bir edebiyat eseri, eleştirmek ne haddimize.
Okumanızı tavsiye ederim ama aman diyeyim ben sonra okurum kafasıyla sıkılıp bunalıp da başka kitaplara geçmeyin çünkü o zaman geri almakta zorluklar yaşayabilirsiniz.