Aşk biter, çünkü zaman ve başarı aşkın düşmandır. Aşk ancak yeni, gizemli ve tehlikeliyse büyür. Güvenlik aşkı öldürür. Sonsuz bir aşk kendi içinde çelişkidir.
Aşka duyulan özlem giderilmezse, bu özlem bazen cinselikle doyurulmaya çalışılır. Sık sık eş değiştirerek, yalızca seçici olarak, o gece ya da o birkaç gün kendini arzulanan, istenen erkek/kadın gibi hissederek, yalancı bir yücelme duygusu yaşanır. Bu yücelme duygusu o kadar çabuk değersizlik hissiyle yer değiştirir ki, hemen başka bir cinsel ilişkiye koşmaktan başka çıkar yol kalmaz insanın elinde. Çokeşli bu cinsel hayata rağmen ask özlemi giderilmeyen insanın içsel dünyası Issızdır.
Aşk özlemi çekmek, hiçbir zaman kavuşulmayacak olanın peşinde koşup enerjinin boşa harcandığı hayallerde kaybolup gitme tehlikesini içeriyor günümüz insani için, çünkü bugün ayakta kalabilmenin yolu daha gerçekci ilişkiler kurabilmekten geçiyor.
Öğrencilerinin hayatta yalnızca bir tek büyük aşk mı yaşandığına dair sorusuna Morrison şöyle yanıt verir:
"Olasılıkla yedi tane büyük aşk var, ama bunun için durmadan yolculuk yapmayı göze almalısınız." Ardından ekler: "Eminim aptallar aptalca, sıradan insanlar sıradan aşklar yaşıyorlar. Ama aşkın gücü bunu değiştirebilmesinde yatıyor. Aşk sayesinde akıllanabilir, sıradanlıktan kurtulabilirsin. Yaşadığın bir aşk yıkıcıysa, bunu değiştirebilir ve bir başkasını başka türlü sevebilirsin….. Bir başkasının ruhuna dokunmaktan daha erotik bir şey yoktur."