Sıla Seray

Sıla Seray
@Silaaseray
Sosyal Hizmet Uzmanı
Hacettepe Üniversitesi
Ankara
4 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Belki de tükenmişimdir. Bir şeyler için uğraşacak çabayı kendimde bulamıyorumdur. Benim de emek vermeden güzel giden şeylere ihtiyacım vardır. Hep ben yorulmak istemiyorumdur. Yeniden inanmaya ihtiyacım vardır. Beni bana geri vermek istiyorumdur.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İncinin özü insanın özüne karışınca ortaya tuhaf, kapkara bir tortu çıkıvermişti...Bu kara tortu bir akrep gibi, yiyecek kokularının orta yerinde duyulan açlık hissi gibi ya da sevmeyişin, sevilmeyişin yarattığı yalnızlık gibiydi tıpkı...
O gece ilk kez öylesine büyülenmişcesine hissettiğim o güce teslim olmaktan alıyorum yaşamın kaynağını. Beni nereye sürüklediğini sorgulamıyorum. Belki bir başka uçuruma, başkalarının ayıp diye adlandırdığı, belki de başka bir yüceliğe sürükleyecek. Bunu bilmiyorum ve bilmekte istemiyorum. Çünkü inanıyorum ki, yalnızca kendi kaderini bir gizem olarak yaşayabilenler gerçek anlamda yaşıyordur.
O an içimdeki bu donuklaşma sürecinin ne kadar ilerlemiş olduğunun birden bilincine vardım -akan, yansıyan sular gibi hiçbir şeyin tutsağı olmadan, hiçbir yerde köklenmeden, kayıp gidiyordum ve bu soğukluğun ölüme, cesede benzer bir yanının olduğunu çok iyi biliyordum; henüz çürümenin kötü kokan zerresi sarmamıştı gerçi ama umutsuz bir donukluğun, acımasız- soğuk bir hissizliğin gerçek anlamda bedensel ölümün ve çürümenin önüne geçtiğinin dışarıdan da belli olduğu dakikaydı.
On bir bin dokuz yüz doksan dokuz küçük balık "İyi geceler" dileyerek yatmaya gitti... Büyükanne de uykuya daldı... Ama küçük kırmızı bir balık ne yaptı ne ettiyse gözüne uyku girmedi. Sabaha kadar denizi düşündü.