Herkes birbirinin yaşamından habersiz,bir yol tutturmuş gidiyordu,kimse kimsenin umrunda değildi;kime böyle bir çaba içinde de değildi.Derin bir nefret duydum
Hapse girmek istiyorum,çünkü bu kalabalığı hiç sevmiyorum. dedim içimden
Latif ve narin ne vardıysa içimde hoyratça kırdı geçirdi dünya,memnunum,barışığım yine de. Sabırla yeni yapraklar veririm yüzlerce kez kırılmış dallarımdan ve tüm acılara rağmen hala aşığım ben bu divane dünyaya.
Haritasız ve dümensiz kalmış,gideceği limanı olmayan bir gemiydi.kendini akıntıya bırakıp sürüklenmek,en azından hareket etmek,hayatta kalmak demekti ki içini acıtan şey de zaten buydu;yaşamak.