Smileface

Smileface
@Smilefacee
Namüsait. Zihinsel standardım sabit, uyum opsiyoneldir; seçimi seviye yapar.
Cut
Uçağın inişe geçmesine sadece yarım saat kalmıştı ama bu bile gidermiyordu içindeki huzursuzluğu.
Sayfa 13
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Cut
Suskunum, içimde sözcükler aramakla meşgulüm. Bitkinliklerine rağmen sohbet ediyor insanlar birbirleriyle.
Sayfa 5
Alıntı
Kendi Nehrimizi Ararken
6/10
·148 syf.·
2025 38. kitabı
İlk anda çok sade, neredeyse masalsı bir metinle karşılaştım. Ama sayfalar ilerledikçe bu sadeliğin ardında çok derin bir yolculuğun saklandığını hissettim. Siddhartha’nın çocukluğundan beri taşıdığı huzursuzluk bana çok tanıdık geldi; insanın hayatında defalarca hissettiği, “Burada bulduklarım yetmiyor, daha fazlası olmalı” düşüncesi gibi. O yüzden kitabın ilk sayfalarında bile kendi içimde bir yankı buldum. Siddhartha’nın samanalarla çileci bir hayat sürmesi, ardından Buda ile tanışması ve yine de kendi yolunu seçmesi, beni çok etkiledi. Çünkü burada yazar, “hazır bir öğreti yok, hakikat başkasından öğrenilemez, yaşanır” diyor. Ben bunu okurken kendi hayatımı düşündüm; ne kadar çok kitap okusam, ne kadar çok öğüt dinlesem de bazı şeyleri sadece yaşayarak öğrenebildiğimi fark ettim. Sonra hikâyede büyük bir kırılma oldu: Siddhartha dünyevi hayata daldı, aşkı, zevki, parayı, ticareti tattı. İlk başta şaşırdım, hatta biraz öfkelendim: “Bunca arayıştan sonra nasıl bu kadar savrulabilir?” Ama sonra anladım ki bu da yolun bir parçası. İnsan yanılmadan, düşmeden, kendini kaybetmeden gerçeğe yaklaşamıyor. Bu kısımlar bana hayatın kaçınılmaz inişlerini ve çıkışlarını hatırlattı. En çok dokunan kısım ise nehir kıyısındaki yılları oldu. Vasudeva’nın sessizliği, nehrin sürekli akışı… Orada sanki ben de yavaşladım, sayfalarla birlikte nefesim dinginleşti. Nehir, bana hayatın değişimini ve aynı zamanda değişmezliğini hissettirdi. Zamanın gelip geçtiğini ama özünde her şeyin tek bir bütün olduğunu sezdim. Kitabı bitirdiğimde elimde kesin bir cevap yoktu. Aksine, daha çok soru vardı. Ama bu sorular can sıkıcı değildi; içimde huzurlu bir sessizlik bırakıyordu. Siddhartha bana şunu fısıldadı: “Herkesin yolu farklıdır. Ne öğretiler, ne kitaplar, ne de başkalarının deneyimleri senin
1000Kitap
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447,1bin okunma
İyilik mi ? Güç mü ?
5/10
·192 syf.·
2025 37. kitabı
Okurken kendimi çok tuhaf bir yerde buldum. Başta sıradan bir hikâye gibi geliyor: Joseph adında, hayattan biraz kopmuş, kendine kapanmış bir adam var. Bir sabah verandasında ağır dövülmüş bir çocuk buluyor. “Tamam,” diyorsunuz, “şimdi adam çocuğa yardım edecek, klasik bir hikâye başlayacak.” Ama öyle olmuyor. O noktadan sonra kitabın havası değişiyor, neredeyse tüyler ürperten bir oyuna dönüşüyor. Çünkü bu çocuk Abel, bazen masum görünüyor, bazen de insanın içini ürperten bir karanlık taşıyor. Kitapta en çok sevdiğim şey, hiçbir şeyin net olmaması. Zaman, mekân, hatta karakterlerin niyetleri bile sürekli muğlak. Normalde belirsizlik beni rahatsız eder ama burada tam tersi bir etki yarattı; sanki hikâye biraz da benim kafamın içinde devam ediyormuş gibi. Joseph’in yardım etme isteğiyle Abel’in üzerindeki o tuhaf güç arasında gidip geldikçe kendime de bakmaya başladım: Gerçekten yardım ederken mi iyiyiz, yoksa güç hissini sevdiğimiz için mi? Okuması kolay değil, çünkü sizi sürekli diken üstünde tutuyor. Ama o huzursuzluk çok çekici. Kitap bitince de “Ben ne okudum böyle?” diye düşünüyorsunuz. Bence tam da bu yüzden etkileyici: Kapattığınızda kafanızda hâlâ dönüp duran sorular bırakıyor. Kralın Laneti herkesin seveceği bir kitap değil, ama insanın içindeki gölgeleri merak edenler için çok güçlü bir deneyim. Kısacık ama sanki uzun bir yolculuk yapmışsınız gibi hissettiriyor.
1000Kitap
Kralın LanetiWill Heinrich · Jaguar Kitap · 20241,817 okunma