rüyamızda görsek bile inanamazdık Başkan Mao'nun bir gün öleceğine ama olan olmuştu işte. Baş- kan Mao öldüğünde Çin'in bittiğini düşünmüştük, oysa onun ölümünden iki sene sonra Çin'in hiç de bitmediği- ni, aksine yavaş yavaş daha iyi olmaya başladığını gör- dük. Üniversiteler kapılarını yeniden açtı, köylerdeki toprak ağaları ve zengin köylüler uzun süredir takmak zorunda oldukları o ahmak şapkalarını çıkardılar, köylü aileler daha iyi besleniyordu artık, Üretim Tugayı'nın inekleri bile şişmanlamıştı.
Macar edebiyatı ile ilk kez S. Marai ile tanıştığımı söyleyebilirim. Muhakkak Marai kitabında ilişkiler sosyal çözümlemelere yer vermişti ama daha da önemlisi benim için bu kitapta edebi bir şov sözkonusuydu. Edebiyat konusunda belli bir kesim için gerek kurgu gerek tarz olarak giriş ve sonuç farklı gelebilir. Yani yola farklı bir niyetle çıkıp sonunu getirememiş gibi. Açıkcası ben S. Marai’nin bize kendinin yapabildiği iki farklı yazım tarzını göstermek istediğini düşünüyorum çünkü 12 saatin 6 saati ne kadar yokuş yukarı detaylarla sosyal çözümlemelerle okuyucuyu yordu ise sonraki 6 saatin ise toplumsal ve ikili ilişkilerin değerlendirildiği ama yokuş aşağı hızla inilen nefes aldıran bir çalışmaydı. Ben sevdim sonuçta mottom belli herkes her eseri okumasın